Tatliaskim
**Sahi-i Buhari (Bölüm 1) .. 81988cauba10

TURKISHNIGTS~PORTAL`A HOSGELDINIZ
IYI EGLENCELER DILERIZ

Tatliaskim
**Sahi-i Buhari (Bölüm 1) .. 81988cauba10

TURKISHNIGTS~PORTAL`A HOSGELDINIZ
IYI EGLENCELER DILERIZ

Tatliaskim
Would you like to react to this message? Create an account in a few clicks or log in to continue.


 
AnasayfaAramaLatest imagesKayıt OlGiriş yap**Sahi-i Buhari (Bölüm 1) .. I_icon_mini_members7rujj

 

 **Sahi-i Buhari (Bölüm 1) ..

Aşağa gitmek 
2 posters
YazarMesaj
Vedat_54
UYE
Uye

UYEUye
avatar


Erkek
Mesaj Sayısı : 49
Points : 0

Reputation : 0
Kayıt tarihi : 28/05/08

**Sahi-i Buhari (Bölüm 1) .. Empty
MesajKonu: **Sahi-i Buhari (Bölüm 1) ..   **Sahi-i Buhari (Bölüm 1) .. EmptyÇarş. Mayıs 28 2008, 18:43

TECRÎD’İN METNİ

Hicret;Niyet RESÛLULLÂH (S.A. VE S.) EFENDİMİZ HAZRETLERİNE VAHYİN BAŞLANGICI NASIL OLDUĞUNA DÂİRDİR

Ömer b. el-Hattâb Şöyle demiştir: Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve
sellem'den işittim, buyuruyordu ki: Ameller (in kıymeti) ancak
niyetlere göredir. Herkesin niyet ettiği ne ise eline geçecek olan
ancak odur. Artık nâil olacağı bir dünyâ veya nikâh edeceği bir
kadından dolayı hicret etmiş kimse varsa hicreti (Allâh'ın ve Resûlünün
rızâsına değil), sebeb-i hicreti olan şeye müntehîdir. 1

TECRÎD’İN METNİ Vahyin geliş şekilleri VAHYİN NE ŞEKİLDE GELDİĞİ VE MERTEBELERİ

Ümmü'l-mü'minîn Âişe Şöyle demiştir: Hâris b. Hişâm radiya'llâhu anh
Resûlu'llâh salla'llâhu aleyi ve sellem'den: "Yâ Resûllâ'llâh, sana
vahiy nasıl gelir?" diye sordu. Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve
sellem buyurdu ki: Ahyânen bana çıngırak sesi gibi gelir ki bana en
ağır geleni de budur. Benden o hâl zâil olur olmaz (Meleğin) bana
söylediğini iyice bellemiş olurum. Ahdânen Melek bana bir insan olarak
temessül eder. Benimle konuşur. Ben de söylediğini iyice bellerim.
-Âişe radiya'llâhu anhâ der ki: Resûl'llâh salla'llâhu aleyhi ve
sellem'i soğuğu pek şiddetli bir günde kendisine vahiy nâzil olurken
görmüşlüğüm vardır. (İşte öyle soğuk bir günde bile) kendisinden o hâl
geçtiği vakitde şakaklarından şapır şapır ter akardı. 2

TECRÎD’İN METNİ Fetret-i vahy;İlk vahyin gelişi RESÛLULLÂH'A İLK VAHYİN NASIL GELDİĞİNE DÂİR HAZRET-İ ÂİŞE HADÎSİ

Ümmü'l-mü'minîn Âişe Şöyle demiştir: Resûlu'llâh sâlla'llâhu aleyhi ve
sellem'in ilk vahiy başlangıcı uykuda rü'yâ-yı saliha (yani sıdıka)
görmekle olmuştur. Hiçbir rü'yâ görmezdi ki sabah aydınlığı gibi vâzıh
ve âşikâr zuhûr etmesin. Ondan sonra kalbine yalnızlık muhabbeti ilkâ
olundu. Artık (Cebel-i) Hırâ'daki ğâr içinde halvet-güzîn olup orada
ehlinin nezdine gelinceye kadar adedi muayyen günlerde tahannüs -ki
teabbüd demektir.- eder ve yine azıklanıp giderdi. Sonra yine Hadîce
nezdine avdet edip bir o kadar zaman için yine azık tedârik ederdi.
Nihâyet Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve sellem'e birgün Ğâr-ı Hırâ'da
bulunduğu sırada (emr-i) Hak (yâni vahiy) geldi. Şöyle ki Ona Melek
gelip ... yâni "Oku" dedi. O da "Ben okumak bilmem." cevâbını verdi.
Zât-ı Akdesi Risâlet-Penâhî buyurur ki o zaman Melek beni alıp tâkatim
kesilinceye kadar sıkıştırdı. Sonra beni bırakıp yine # dedi. Ben de
ona "Okumak bilmem." dedim. Yine beni alıp ikinci def'a tâkatim
kesilinceye kadar sıkıştırdı. Sonra beni bırakıp yine # dedi. Ben de
"Okumak bilmem." dedim. Nihâyet beni yine alıp üçüncü def'a sıkıştırdı.
Sonra beni bırakıp ... dedi. Bunun üzerine Resûlu'llâh salla'llâhu
aleyhi ve sellem (kendisine vahyolunan) bu âyât-ı kerîmeyi bi't-telâkkî
(korkudan) yüreği titreyerek döndü ve Hadîce binti Huveylid'in nezdine
girerek "Beni sarıp örtünüz, beni sarıp örtünüz." dedi. Korkusu zâil
oluncaya kadar vücûd-i mübârekini sarıp örttüler. Ondan sonra (Hazret-i
Resûl salla'llâhu aleyhi ve sellem) vukû-ı hâli Hadîce'ye naklederek
"Kendimden korktum." dedi. Hadîce radiya'llâhu anhâ: "Öyle deme,
Allâh'a kasem ederim ki Allâhu (Zü'l-Celâl) hiç bir vakit seni
utandırmaz (mahzûn etmez). Çünkü sen akrabâna bakarsın, işini görmekten
âciz olanların ağırlığını yüklenirsin, fakîre verir, kimsenin
kazandıramayacağını kazandırırsın, misâfiri ağırlarsın, Hak yolunda
zuhûr eden havâdis ve mühimmâtda (halka) yardım edersin." Bundan sonra
Hadîce (radiya'llâhu anhâ) Hazret-i Resûl-i Ekrem'i (salla'llâhu aleyhi
ve sellem) birlikte alıp ammizâdesi Veraka b. Nevfel b. Esed b.
Abdü'l-Uzzâ'ya götürdü. Bu zât, zamân-ı Câhiliyyette dîn-i Nasrâniyyete
dâhil olmuş bir kimse olup İbrânîce yazı bilir ve İncil'den meşiyyet-i
İlâhiyye taallûk ettiği mikdârda öteberi yazardı. Veraka gözlerine amâ
târî olmuş bir pîr-i fânî idi. Hadîce radiya'llâhu anhâ Veraka'ya:
"Amûcam-oğlu, dinle de bak, kardeşinin oğlu ne söylüyor." dedi. Veraka:
"Ne var kardeşimin oğlu?" diye sorunca Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi
ve sellem gördüğü şeyleri kendisine ihbâr etti. Bunun üzerine Veraka
dedi ki "Bu gördüğünü, Allâhu Teâlâ'nın Mûsâ (salla'llâhu aleyhi ve
sellem) ya tenzîl ettiği Nâmûs (-ı Ekber)dır. (Yâni Sâhib-i Sırr-ı
Vahiydir.) Âh keşki senin da'vet günlerinde genç olaydım. Kavmin seni
çıkaracakları zaman keşki ber-hayât olsam!". Bunun üzerine Resûlu'llâh
salla'llâhu aleyhi ve sellem: "Onlar beni çıkaracaklar mı ki?" diye
sordu. O da: "Evet. (zîrâ) Senin gibi bir şey getirmiş (yâni vahiy
tebliğ etmiş) bir kimse yoktur ki düşmanlığa uğramasın. Şâyed senin
da'vet günlerine yetişirsem sana son derecede yardım ederim." cevâbını
verdi. Ondan sonra çok geçmedi. Veraka vefât etti. (Ve o esnâda)
Fetret-i vahiy vukû' buldu (yâni bir müddet için vahiy inkıtâa uğradı.)
3
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Vedat_54
UYE
Uye

UYEUye
avatar


Erkek
Mesaj Sayısı : 49
Points : 0

Reputation : 0
Kayıt tarihi : 28/05/08

**Sahi-i Buhari (Bölüm 1) .. Empty
MesajKonu: Geri: **Sahi-i Buhari (Bölüm 1) ..   **Sahi-i Buhari (Bölüm 1) .. EmptyÇarş. Mayıs 28 2008, 18:45

TECRÎD’İN METNİ Fetret-i vahy FETRET-İ VAHY;MUDDESSİR SURESİNİN İLK BEŞ ÂYET-İ KERÎMESİNİN NÜZÛLU HAKKINDA CÂBİR HADÎSİ

Câbir b. Abdullâh (O da hadîs-i sâbıkı rivâyet edip) şöyle demiştir:
Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve sellem fetret-i vahiyden bahsederken
söz arasında buyurdu ki: "Ben (bir gün) yürürken birdenbire gökyüzü
tarafından bir ses işitttim. Başımı kaldırdım. Bir de baktım ki Hırâ'da
bana gelen Melek (yâni Cibrîl aleyhi's-selâm) semâ ile arz arasında bir
kürsî üzerinde oturmuş. Pek ziyâde korktum. (Evime) dönüp: beni örtün,
beni örtün, dedim. Bunun üzerine Allâhu Teâlâ Hazretlerinin ... Âyât-ı
Kerîmesini inzâl etti. Artık vahiy kızıştı da ardı arası kesilmedi. 4

TECRÎD’İN METNİ
Acele etmek;Cebrâil (A.S)'ın Hz. Peyganber'e Kun'ân-ı Kerîm
öğretmesi;Hadiste teselsül;Hz. Peygamber'in mektupları KIYAME SURESİNİN
16, 17, 18, 19 NOLU ÂYET-İ KERÎMELERİNİN TEFSÎRİ HAKKINDA İBN-İ ABBÂS
HADÎSİ

Abdullâh b. Abbâs Şöyle demiştir: Resûlu'llâh
salla'llâhu aleyhi ve sellem tenzîl olunan Âyât-ı Kerîme (nin zabtı
yüzün)den güçlük çekerler ve bundan dolayı çok kereler mübârek
dudaklarını kımıldatırlardı. Bunu söylerken İbn-i Abbâs radiya'llâhu
anhümâ: "İşte bak Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve sellem dudaklarını
nasıl kımıldatıyor idiyse ben de (sana) öylece kımıldatıyorum." da
demiş. Bunun üzerine Allâhu Teâlâ Hazretleri ona ... Âyât-ı Kerîme'sini
inzâl eyledi. ... Kur'ânı senin sadrında cem' edip Onu okuyabilmen bize
âitdir.", ... "Kur'ân'ı (lisân-ı Cibrîl ile) sana okuduğumuzda Onu
dinle ve (sükût ederek) Ona kulak ver.", ... "Ondan sonra da Onu
(dürüst) okumanı biz tekeffül ederiz." demektir. İşte bundan sonra
Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve sellem'e ne zaman Cibrîl
(aleyhi's-selâm) nâzil olursa sükût buyurup onu dinlerlerdi. Cibrîl
(aleyhi's-selâm) gidince getirmiş olduğu Âyât-ı Kerîme'yi o nasıl
tilâvet etmiş idiyse Nebîy- (yi Muhterem) salla'llâhu aleyhi ve sellem
de öylece tilâvet ederdi. 5

TECRÎD’İN METNİ Cebrâil (A.S)'ın Hz. Peyganber'e Kun'ân-ı Kerîm öğretmesi;Hz. Peygamber'in cömertliği RESULULLÂH HALKIN EN CÖMERDİ İDİ

Abdullâh b. Abbâs Şöyle demiştir: Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve
sellem halkın en cömerdi idi. En cömerd olduğu zamân da Ramazan'da idi
ki (bu ây) Cibrîl aleyhi's-selâm kendisine çokca mülâkî olduğu zaman
idi. Cibrîl (aleyhi's-selâm) Ramazanın her gecesinde Zât-ı Şerîf'lerine
mülâki olur, kendisiyle Kur'ân-ı Kerîm'i müdârese ve müzâkere ederdi.
İşte bundan dolayı Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve sellem (ibzâl-i)
hayrda (esmesi) mâniaya uğramayan (mübârek) rüzgârdan daha cömerd idi. 6

TECRÎD’İN METNİ
Besmele;Hz. Peygamber'in Peygamberlikten önceki vasıfları;Hz.
Peygamber'in tebliğleri RUM KAYSERİ HİRAKL'İN EBÛ SÜFYÂN VE ARKADAŞLARI
İLE PEYGAMBERİMİZ VE MÜSLÜMANLAR HAKKINDA GÖRÜŞMESİNE DÂİR İBN-İ ABBÂS
HADÎSİ;RESÛL-İ EKREM'İN RUM KAYSERİ HİRAKL'E GÖNDERDİĞİ MEKTÛB-İ ŞERÎF

Abdullâh b. Abbâs Şöyle demiştir: Ebû Süfyân b. Harb bana haber verdi
ki gerek kendisiyle, gerek küffâr-ı Kureyş ile Resûlu'llâh salla'llâhu
aleyhi ve sellem'in (Hudeybiyye sulhiyle) akdeylediği mütâreke müddeti
içinde ticâreti için Şam'a giden bir Kureyş kâfilesi içinde bulunduğu
sırada (Kayser-i Rûm) Hirakl tarafından da'vet olunmuş. Ebû Süfyân ile
rüfekâsı Hirakl'in nezdine gelmişler. (O zaman) Hirakl ile etbâı, İlyâ
(yâni Beytü'l-Makdis) de imiş. Uzemâ-yı Rûm, yanında iken Kayser
bunları meclisine çağırmış. Huzûruna celb ve tercümânın gelmesini
emretmiş. Tercümân: "Peygamberim diyen bu zâta neseben en yakın olan
hanginizdir?" diye sormuş. -Ebû Süfyân der ki "Neseben en yakınları
benim." dedim. Bunun üzerine Hirakl: "Onu bana yakın getiriniz.
Arkadaşlarını da yakına getiriniz. Lâkin arkasında dursunlar." dedi.
Ondan sonra tercümânına dönüp dedi ki bunlara söyle, ben bu zât
hakkında bu adamdan (bâzı şeyler soracağım. Bana yalan söylerse tekzîb
etsinler. -Ebû Süfyân der ki "Va'llâhi arkadaşlarım yalanımı ötede
beride söylerler diye utanmasaydım onun (yâni Resûlu'llâh salla'llâhu
aleyhi ve sellem) hakkında yalan uydururdum."- Ondan sonra bana ilk
sorduğu şu oldu: "Sizin içinizde nesebi nasıldır?" "Onun içimizde
nesebi pek büyüktür." dedim. "Sizden bu sözü, ondan evvel söylemiş
(yâni ondan evvel da'vây-ı nübüvvet etmiş) hiç kimse var mıydı?" dedi.
"Yoktu." dedim. "Âbâ ve ecdâdı içinde hiçbir melik gelmiş midir?" dedi.
"Hayır." dedim. "Ona tâbi' olanlar halkın eşrâfı mı, yoksa zuafâsı
mıdır?" dedi. "Halkın (eşrâfı değil) zuafâsıdır." dedim. "Ona tâbi'
olanlar artıyor mu, yoksa eksiliyor mu?" dedi. "Artıyorlar.
(eksilmiyorlar)" dedim. İçlerinde onun dînine girdikten sonra
beğenmemezlikten dolayı irtidâd eden var mıdır?" dedi. "Yoktur." dedim.
"Şu dediğini demezden (yâni da'vetden) evvel hiç yalan ile ittihâm
ettiğiniz var mıydı?" dedi. "Hayır." dedim. "Hiç gadreder mi?" (yâni
nakz-ı ahd eder mi?)" dedi. "Hayır gadretmez, ancak biz şimdi onunla
bir müddete kadar mütâreke hâlindeyiz. Bu müddet içinde ne yapacağını
bilmiyoruz" dedim. Ebû Süfyân der ki bana (kendiliğimden) bir şey
katmağa imkân verecek bu sözden başkasını bulamadım. "Onunla hiç
mukâtele ettiniz mi?" dedi. "Evet ettik." dedim. "Onunla mukâtelâtınız
(ın netâyici) nasıldır?" dedi. "Aramızda (tâli-i) harb nöbet iledir.
Kâh o bizi izrâr eder, kâh biz onu izrâr ederiz." dedim. "Peki, size ne
emrediyor?" dedi. "Bize yalnız Allâh'a ibâdet ediniz, hiçbir şeyi O'na
şerîk etmeyiniz. Dedelerinizin ibâdet ettiğini terkediniz diyor. Bize
namazı, (sadakayı, yâni zekâtı), sıdk ve afâfı, sıla-i rahmi
emrediyor." dedim. Bunun üzerine tercümâna dedi ki ona söyle, nesebini
sordum. İçinizde âlî neseb olduğunu beyân etsin. Peygamberler de
(zâten) böyle kavimlerinin (Ashâb-ı) nesebi içinden ba's olunur.
İçinizden bu sözü ondan evvel söylemiş hiçbir kimse varmıydı? diye
sordum. Hayır dedin. Ondan evvel bu sözü söylemiş bir kimse olaydı bu
da kendisinden evvel söylenmiş bir söze peyrev ol(mak iste)muş bir
kimsedir diyebilirdim diye düşünüyorum. Âbâ ve ecdâdı içinde hiç bir
melik gelmiş midir? diye sordum. Hayır dedin. Âbâ ve ecdâdından bir
melik olaydı bu da babasının mülkünü istirdâda çalışır bir kimsedir
diye hükmederdim diyorum. 7
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Vedat_54
UYE
Uye

UYEUye
avatar


Erkek
Mesaj Sayısı : 49
Points : 0

Reputation : 0
Kayıt tarihi : 28/05/08

**Sahi-i Buhari (Bölüm 1) .. Empty
MesajKonu: Geri: **Sahi-i Buhari (Bölüm 1) ..   **Sahi-i Buhari (Bölüm 1) .. EmptyÇarş. Mayıs 28 2008, 18:45

KİTÂBÜ’L-ÎMÂN

İslâm esasları;Oruç;Zekât "İSLÂM BEŞ ŞEY ÜZERİNE BİNÂ OLUNMUŞTUR" HADÎSİ

Abdullâh b. Ömer Şöyle demiştir: Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve
sellem buyurdu ki: İslâm beş şey üzerine binâ olunmuştur: Allâh'dan
başka ilâl olmadığına ve Muhammed'in (salla'llâhu aleyhi ve sellem)
Allâh'ın Resûlü olduğuna Şahâdet etmek, Namaz kılmak, Zekât vermek,
Haccetmek, Ramazan orucunu tutmak. 8

KİTÂBÜ’L-ÎMÂN Hayâ ÎMÂNIN ŞU'BELERİ

Ebû Hüreyre Şöyle demiştir: Nebiyy-i Muhterem salla'llâhu aleyhi ve
sellem buyurdu ki: Îmân altmış bu kadar şu'bedir. Hayâ da îmânın bir
şu'besidir. 9

KİTÂBÜ’L-ÎMÂN Gerçek müslüman;Muhâcir PEYGAMBER (S.A. VE S.) İN MÜSLÜMAN VE MUHÂCİR'İ TÂRİFLERİ

Abdullâh b. Amr b. Âs Şöyle demiştir: Nebiyy-i Muhterem salla'llâhu
aleyhi ve sellem buyurdu ki: Müslüman, dilinden, elinden müslümanlar
selâmette kalan kimsedir. Muhâcir de Allâh'ın nehyettiğini terkedendir.
10

KİTÂBÜ’L-ÎMÂN Gerçek müslüman MÜSLÜMANLARIN HANGİSİ EFDALDİR

Ebû Mûsâ el-Eş'arî Şöyle demiştir: "Yâ Resûlâ'llâh, müslümanların
hangisi efdaldir?" diye suâl ettiler. "Müslümanlar; dilinden elinden
selâmette kalandır." cevâbını verdiler. 11

KİTÂBÜ’L-ÎMÂN Gerçek müslüman;Selâmlaşmak;Yoksulları doyurmak İSLÂM'IN EMRETTİĞİ HASLETLERİN EN HAYIRLISININ HANGİSİ OLDUĞU

Abdullâh b. Amr b. Âs Şöyle demiştir: Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve
sellem'e biri: "İslâm'ın en hayırlısı hangisidir?" diye sordu. "İt'âm-ı
taâm etmen ve tanıdığına, tanımadığına selâm vermendir." cevâbını
verdiler. 12

KİTÂBÜ’L-ÎMÂN İlk vahyin
gelişi;Kendi istediğini başkaları için de istemek İSLÂM'IN EMRETTİĞİ
HASLETLERİN EN HAYIRLISININ HANGİSİ OLDUĞU;(KÂMİL) ÎMÂNIN ŞARTLARI

Enes b. Mâlik Şöyle demiştir: Nebiyy-i Muhterem salla'llâhu aleyhi ve
sellem hazretleri buyurdu ki: Hiç biriniz, kendiniz için arzu ettiğiniz
kardeşiniz için de arzu etmedikce îmân etmiş olmaz. 13

KİTÂBÜ’L-ÎMÂN Hz. Peygamber'i sevmek PEYGAMBER (S.A. VE S.) E SEVGİ

Ebû Hüreyre Şöyle demiştir: Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve sellem
buyurdu ki: Nefsim yed-i kudretinde olan Allâhu Zü'l-Celâl'e kasem
ederim ki hiç biriniz ben ona pederinden de, evlâdından da daha sevgili
olmadıkca îmân etmiş olmaz. 14
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Vedat_54
UYE
Uye

UYEUye
avatar


Erkek
Mesaj Sayısı : 49
Points : 0

Reputation : 0
Kayıt tarihi : 28/05/08

**Sahi-i Buhari (Bölüm 1) .. Empty
MesajKonu: Geri: **Sahi-i Buhari (Bölüm 1) ..   **Sahi-i Buhari (Bölüm 1) .. EmptyÇarş. Mayıs 28 2008, 18:45

KİTÂBÜ’L-ÎMÂN Hz. Peygamber'i sevmek PEYGAMBER (S.A. VE S.) E SEVGİ

Enes b. Mâlik Enes radiya'llâhu anh'den de bâlâdaki hadîs-i şerîf
rivâyet edilmiş olup şu kadar ki sonunda "Pederinden, evlâdından ve
bütün halkdan daha sevgili" ziyâdesi vardır. 15

KİTÂBÜ’L-ÎMÂN Allah için sevmek;Allah sevgisi;Hz. Peygamber'i sevmek;Küfre dönmemek HALÂVET-İ ÎMÂNI TATMANIN YOLLARI

Enes b. Mâlik Şöyle demiştir: Nebiyy-i Mükerrem salla'llâhu aleyhi ve
sellem buyurdu ki: Kimde üç şey bulunursa halâvet-i îmânı tatmış olur.
Allâh ile Resûlu'llâh kendisine mâadâlarından daha sevgili olmak; bir
kimseyi sevmek, fakat yalnız Allâh için sevmek; (Allâh, onu küfürden
kurtardıktan sonra) yine küfre dönmekten ateşe atılacakmışcasına
hoşlanmamak. 16

KİTÂBÜ’L-ÎMÂN Ensârı sevmek (KÂMİL) ÎMÂN İLE NİFÂKIN ALÂMETLERİ

Enes b. Mâlik Şöyle demiştir: Nebiyy-i Mükerrem salla'llâhu aleyhi ve
sellem buyurdu ki: (Kâmil) îmânın alâmeti Ensâr'a mehabbet, nifâkın
alâmeti de Ensâr'a buğzetmektir. 17

KİTÂBÜ’L-ÎMÂN Allâh'a
şirk koşmamak;Bî'at;Çocukları diri diri gömmek;Hırsızlık;İftira
etmek;İsyan;Zinâ AKABE-İ ÛLÂ (BİRİNCİ AKABE) BÎATI;RESÛLULLÂH (S.A. VE
S.), ASHÂBINA, YAPABİLECEKLERİ AMELLERİ EMREDERDİ

Ubâde b.
es-Sâmit (Akabe-i ûlâ gecesinde bîat eden ve on iki nakîbin biri
bulunan) Ubâde b. es-Sâmit (el-Ensârî el-Bedrî) radiya'llâhu anh'den:
Şöyle demiştir: Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve sellem, etrâfında
Ashâbından bir cemâat mevcûd olduğu halde buyurdu ki: "Allâh'a
(ibâdette) hiçbir şeyi şerîk etmemek, sirkat etmemek, zinâ eylememek,
evlâdınızı öldürmemek, kendiliğinizden uyduracağınız hiçbir yalanla
(kimseyi) büthân etmemek, hiçbir (emr-i) ma'rûfda isyân etmemek üzere
bana bîat ediniz (yâni benimle ahdediniz.) İçinizden sözünde duran
olursa ecri (ve mükâfâtı) Allâh'ın zimmet-i fazl u keremindedir. Bu
dediklerimden birini yapıp da ondan dolayı dünyâda düçâr-ı ıkâb olursa
bu ıkâb ona keffârettir. Bunlardan birini yapıp da yaptığı fi'li Allâhu
Teâlâ setrederse işi Allâh'a kalır: İsterse onu afv, dilerse onu ıkâb
eder." Biz de bu şart üzere ona (yâni Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve
sellem'e) bîat ettik. 18

KİTÂBÜ’L-ÎMÂN Fitneden kaçmak RESÛLULLÂH (S.A. VE S.), ASHÂBINA, YAPABİLECEKLERİ AMELLERİ EMREDERDİ

Ebû Saîd-i Hudrî Şöyle demiştir: Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve
sellem buyurdu ki: Çok sürmez (öyle fenâlıklar tahaddüs edecek ki) bir
Müslümanın en hayırlı malı -kendi dînini fitnelerden selâmete çıkarmak
için- dağ başlarında gezdirip (birikmiş) yağmur suyu başlarında güttüğü
davarlar (dan ibâret) olacaktır. 19

KİTÂBÜ’L-ÎMÂN RESÛLULLÂH (S.A. VE S.), ASHÂBINA, YAPABİLECEKLERİ AMELLERİ EMREDERDİ

Ümmü'l-mü'minîn Âişe Şöyle demiştir: Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve
sellem Ashâbına emrettiği zaman (dâimâ) ellerinden gelebilecek amelleri
emrederdi. (O zaman Ashâb-ı Kirâm'ı): "Yâ Resûlâ'llâh, biz Senin gibi
değiliz. Allâhu Teâlâ Senin olmuş ve olacak günahlarına meydan
vermemiştir." derlerdi de (âsâr-ı) gazab vech-i mübârekinde belirecek
kadar kızar ve ondan sonra da: "En ziyâde sâhib-i takvânız, Allâh'ı en
çok bileniniz şüphesiz ki benim." buyururlardı. 20
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Vedat_54
UYE
Uye

UYEUye
avatar


Erkek
Mesaj Sayısı : 49
Points : 0

Reputation : 0
Kayıt tarihi : 28/05/08

**Sahi-i Buhari (Bölüm 1) .. Empty
MesajKonu: Geri: **Sahi-i Buhari (Bölüm 1) ..   **Sahi-i Buhari (Bölüm 1) .. EmptyÇarş. Mayıs 28 2008, 18:46

KİTÂBÜ’L-ÎMÂN MÜ'MİNİN EBEDİYYEN CEHENNEM'DE KALMIYACAĞINA DÂİR EBÛ SAÎD HADÎSİ

Ebû Saîd-i Hudrî Şöyle demiştir: Nebiyy-i Mükerrem salla'llâhu aleyhi
ve sellem buyurdu ki: Ehl-i Cennet Cennet'e, ehl-i Dûzah Dûzah'a
girdikten sonra Allâhu Teâlâ Azze ve Celle: "Kimin kalbinde bir hardal
tânesi ağırlığınca îmân varsa (ateşden) çıkarınız." diye ferman
buyuracaktır. Bunun üzerine (bu gibiler) simsiyah kesilmiş oldukları
halde çıkarılıp Nehr-i hayât (yâhud Nehr-i hayâ, yâhud da Nehr-i hayâ')
içine atılacaklar ve (orada) sel uğrağında kalan yabânî reyhan
tohumları nasıl (sür'atle) biterse öylece biteceklerdir. Görmezmisin,
bunlar (ne güzel) sapsarı olarak (ve iki tarafına) salınarak sürer? 21

KİTÂBÜ’L-ÎMÂN Rüyâ PEYGAMBER (S.A. VE S.) İN "...HAYÂ ÎMANDANDIR." HADÎSİ

Ebû Saîd-i Hudrî Şöyle demiştir: Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve
sellem buyurdu ki: Uyuduğum esnâda gördüm ki halk bana arzolunuyordu.
Üstlerinde gömlekler vardı. Bu gömleklerin kimi memelere varıyor, kimi
daha kısa idi. Ömer b. el-Hattâb da bana arzolundu. Üstünde (eteklerini
yerde) sürüdüğü bir gömlek vardı. "Yâ Resûlâ'llâh, bunu ne ile te'vîl
(yâni ta'bîr) ettin?" diye sordular. "Dîn ile." cevâbını verdi. 22

KİTÂBÜ’L-ÎMÂN Hayâ PEYGAMBER (S.A. VE S.) İN "...HAYÂ ÎMANDANDIR." HADÎSİ

Abdullâh b. Ömer Şöyle demiştir: Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve
sellem (bir gün) Ensâr'dan bir kimsenin yanından geçiyordu. Ensârî,
kardeşini hayâdan menediyordu. Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve
sellem: "Ona ilişme. Hayâ îmândandır." buyurdu. 23

KİTÂBÜ’L-ÎMÂN Zekât EHL-İ KÜFÜR İLE, KÜFÜRLERİNDEN DÖNÜNCEYE KADAR, MUHÂREBE ETMENİN FARZİYETİNE DÂİR ABDULLÂH İBN-İ ÖMER HADÎSİ

Abdullâh b. Ömer Şöyle demiştir: Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve
sellem buyurdu ki: Allâh'dan başka hak İlâh olmadığına ve Muhammed'in
Resûlu'llâh olduğuna (zâhirde) şahâdet, salâtı ikâme, zekâtı edâ
edinceye kadar nâs ile muhârebe etmek bana emrolundu. Onlar, bunları
yapınca -müslümanlık hakkının muktezâsı (olan hudûd) müstesnâ- hakk-ı
İslâm olmak üzere canlarını ve mallarını benim elimden kurtarırlar.
(bâtınlarından dolayı olan) hesaplarına gelince o (hesâbı görmek)
Allâh'a kalmıştır. 24

KİTÂBÜ’L-ÎMÂN
Allah yolunda savaş;Allâh'a îman;Amellerin efdâli;cihat;Hacc-ı Mebrûr
AMELLERİN EN FAZÎLETLİSİNİ BEYÂNA DÂİR EBÛ HÜREYRE HADÎSİ

Ebû Hüreyre Şöyle demiştir: Resûlu'llâh sall'llâhu aleyhi ve sellem'e:
"Amelin hangisi efdâldir?" diye sordular. "Allâha ve Resûlüne îmân."
buyurdu. "Ondan sonra hangisi?" dediler. "Allah yolunda cihâd."
buyurdu. "Ondan sonra da hangisi?" diye sordular. "Makbûl (olmuş, içine
günah ve riyâ karışmamış) Hac." cevâbını verdi. 25

KİTÂBÜ’L-ÎMÂN Düşündüğünü açıkça söylemek;İman-İslâm MASLAHATA BİNÂEN İYİLİK YAPMANIN MEŞRÛİYETİNE DÂİR SA'D İBN-İ EBÎ VAKKÂS HADÎSİ

Sa'd b. Ebî Vakkâs Şöyle demiştir: Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve
sellem (Müellefetü'l-Kulûb'dan) bir takım kimselere (dünyâlık)
veriyordu. Bu, Sa'd da (orada) oturuyordu. Derken Resûlu'llâh
salla'llâhu aleyhi ve sellem içlerinden en ziyâde beğendiğim birini
bıraktı. (Bir şey vermedi.) Bunun üzerine: "Yâ Resûlâ'llâh, filânı ne
için bıraktın? Vallâhi onu ben mü'min biliyorum." dedim. "Öyle deme,
Müslim (de.)" buyurdu. Bir müddet sustum. Nihâyet o adam hakkındaki
ilmim bana galebe etti de (dayanamadım,) yine sözümü tekrâr ederek:
"Filânı niçin mahrum bıraktın? Vallâhi onu ben, mü'min biliyorum."
dedim. Yine "Öyle deme, müslim (de.)" buyurdu. Ben yine sustum. Lâkin o
adam hakkındaki ilmim bana galabe etti. (Dayanamadım,) sözümü tekrâr
ettim. Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve sellem yine o sözü tekrâr
ettikden sonra buyurdu ki: Ey Sa'd, bir adama, Allah onu yüzü koyu
ateşe atmasın diye başkasını daha ziyâde sevdiğim halde atâ (ve ihsân)
'da bulunduğum olur. 26

KİTÂBÜ’L-ÎMÂN Kadınların kocasına karşı vazifeleri;Nankörlük KADINDA KÜFRAN DUYGUSUNUN GÂLİP OLDUĞUNA DÂİR İBN-İ ABBÂS HADÎSİ

Abdullâh b. Abbâs Şöyle demiştir: Nebiyy-i Muhterem salla'llâhu aleyhi
ve sellem buyurdu ki: "Bana Cehennem gösterildi. Bir de gördüm ki ehl-i
Cehennem'in ekseri kadınlardır. Onlar küfrederler." (bunun üzerine):
"(Yâ Resûlâ'llâh,) Allâh'a mı küfrederler?" diye soruldu. (Cevâben)
buyurdu ki: Onlar kocalarına (karşı) küfrân ederler. İhsâna (karşı)
küfrân ederler. Birisine dünyâ, dünyâ oldukça ihsân etsen de sonra
senden (hoşuna gitmiyen) bir şey görse "Ben senden hiç bir hayır
görmedim." der. 27

KİTÂBÜ’L-ÎMÂN Din kardeşliği HER HANGİ BİR KİMSEYE KÖTÜ SÖZ SÖYLEMENİN NEHYİNE DÂİR EBÛ ZER HADÎSİ

Ebû Zerr-i Gıfârî Şöyle demiştir: (Bir kere) bir adamla sövüştük de onu
anasından dolayı ayıpladımdı. Nebiyy-i Mükerrem salla'llâhu aleyhi ve
sellem bana buyurdu ki: Ey Ebû Zer, onu sen anasından dolayı mı
ayıplıyorsun? (Demekki) sen, içinde (henüz) Câhiliyyet (ahlâkı) kalmış
bir kimse imişsin. (Ondan sonra buyurdu ki**Sahi-i Buhari (Bölüm 1) .. Smile
Zîr-i destânınız, sizin öyle kardeşlerinizdir ki Allâhu Teâlâ onları
sizin yed (mülk ve kudret) inize tevdî' etmiştir. Her kimin eli altında
kardeşi bulunursa ona yediğinden yedirsin, giydiğinden giydirsin.
Onlara güçleri yetmiyecek (zahmetli) bir iş yüklemeyiniz. Şâyed
yüklerseniz onlara yardım ediniz. 28

KİTÂBÜ’L-ÎMÂN Adam öldürmek KATLİN VE KATLE TEŞEBBÜSÜN NEHYİNE DÂİR EBÛ BEKRE HADÎSİ

Ebû Bekre Nufey' b. Hâris Şöyle demiştir: Resûlu'llâh salla'llâhu
aleyhi ve sellem'den işittim, "İki müslüman kılıçlariyle
karşılaştıkları zaman kâtil de maktûl de Cehennem'dedir." buyuruyordu.
"Yâ Resûlâ'llâh, kâtil böyle, ya maktûle ne oluyor?" diye sordum.
"(Maktûl) arkadaşını öldürmeğe harîs idi de ondan." buyurdu. 29

KİTÂBÜ’L-ÎMÂN Şirk LOKMAN SURESİNİN 31 NOLU ÂYET-İ KERÎMESİNİN SEBEB-İ NÜZÛLÜ

Abdullâh b. Mes'ûd Şöyle demiştir: ... Âyet-i Kerîme'si nâzil olduğu
zaman Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve sellem'in Ashâb'ı "Hangimiz
nefsine zulmetmemiştir?" dediler. Bunun üzerine ... Âyet-i Kerîme'is
nâzil oldu. 30

KİTÂBÜ’L-ÎMÂN Ahdi
bozmak (ahde vefâsızlık);Emânete hıyânet;Münâfığın alâmetleri;Verdiği
sözü tutmamak;Yalancılar MÜNÂFIK'IN ALÂMETLERİNE DÂİR EBÛ HÜREYRE VE
ABDULLÂH İBN-İ AMR HADÎSLERİ

Ebû Hüreyre Şöyle demiştir:
Nebiyy-i Muhterem salla'llâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki: Münâfık'ın
alâmetleri üçtür. Söz söylerken yalan söyler. Va'd ettiği vakit sözünde
durmaz. Kendisine bir şey emniyet edildiği zaman hıyânet eder. 31

KİTÂBÜ’L-ÎMÂN Ahdi
bozmak (ahde vefâsızlık);Emânete hıyânet;Husumet;Münâfığın
alâmetleri;Verdiği sözü tutmamak;Yalancılar MÜNÂFIK'IN ALÂMETLERİNE
DÂİR EBÛ HÜREYRE VE ABDULLÂH İBN-İ AMR HADÎSLERİ

Abdullâh b.
Amr b. Âs Şöyle demiştir: Nebiyy-i Mükerrem salla'llâhu aleyhi ve
sellem buyurdu ki: Dört şey, her kimde bulunursa hâlis münâfık olur.
Her kimde bunların bir parçası bulunursa onu bırakıncaya kadar
kendisinde münâfıklıkdan bir haslet kalmış olur. (Bunlar da) kendisine
bir şey emniyet edildiği zaman hıyânet etmek, söz söylerken yalan
söylemek, ahdettiğinde ahdini tutmamak, husûmet (iddiâ ve mürâfaa)
zamânında da hakdan ayrılmaktır. 32

KİTÂBÜ’L-ÎMÂN Kadir gecesi KADİR GECESİ'NİN FAZÎLETİNE DÂİR EBÛ HÜREYRE HADÎSİ

Ebû Hüreyre Şöyle demiştir: Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve sellem
buyurdu ki: Îmânından dolayı ve (yalnız Allâh'dan ecrini umarak)
li-vechi'llâh her kim Kadir Gecesi'ni tâatla geçirirse geçmiş günahları
mağfûr olur. 33

KİTÂBÜ’L-ÎMÂN CİHÂD'IN FAZÎLETİNE DÂİR EBÛ HÜREYRE HADÎSİ

Ebû Hüreyre Şöyle demiştir: Nebiyy-i Ekrem salla'llâhu aleyhi ve sellem
buyurdu ki: Allâhu Teâlâ ve Tekaddes Hazretleri kendi yolunda (cihâda)
çıkan kimseye: "Onu (evinden) çıkaran şey yalnız bana îmân ve
Peygamberlerimi tasdîk ise nâil olduğu ecir veya ganîmetle (sâlimen
yurduna) geri getireyim, yâhud da Cennet'e ithâl edeyim." diye tekeffül
etmiştir. Ümmetime meşakkate bâis olacağını bilmesem hiç bir seriyye
(yâni cihad müfrezesine refâkat etmek) den geri kalmazdım. Allah bilir
ki Allah yolunda katlolunup dirilmeyi, ondan sonra katlolunup
dirilmeyi, ondan sonra katlolunmayı ne kadar isterdim! 34

KİTÂBÜ’L-ÎMÂN Ramazan ibâdeti RAMAZAN'IN FAZÎLETİNE DÂİR EBÛ HÜREYRE HADÎSLERİ

Ebû Hüreyre Şöyle demiştir: Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve sellem
buyurdu ki: Her kim Ramazan'da îmânı sebebiyle ve (ecrini yalnız
Allah'dan umarak) li-vechi'llâh (Terâvih ve sâire gibi) namaz kılarsa
geçmiş günahları mağfûr olur. 35

KİTÂBÜ’L-ÎMÂN Oruç RAMAZAN'IN FAZÎLETİNE DÂİR EBÛ HÜREYRE HADÎSLERİ

Ebû Hüreyre Şöyle demiştir: Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve sellem
buyurdu ki: Her kim Ramazan orucunu îmânı sebebiyle ve (yalnız Fazl-ı
İlâhî'yi umarak) li-vechi'llâh tutarsa geçmiş günahları mağfûr olur. 36

KİTÂBÜ’L-ÎMÂN Îtidâlli hareket;Kolaylık göstermek İSLÂM KOLAYLIK DÎNİDİR

Ebû Hüreyre Şöyle demiştir: Nebiyy-i Muhterem salla'llâhu aleyhi ve
sellem buyurdu ki: Bu din (ayni) yüsürdür. Hiçbir kimse yoktur ki (bu)
din hususunda (amellerim eksiksiz olsun diye) kendini zorlasın da din,
ona galebe etmesin (ve ezilip büsbütün amelden kesilmesin). Öyle olunca
ortalama gidin. (Matlûbunuz olan ameli tamam îfâ edemediğiniz vakit de
O'na şükretmekle kanâat ediniz. Böyle yaparsanız) size müjde olsun
(amelin azına da pek çok ecir verilir.) (Yola çıkarken) sabah, akşam
seferinden, biraz da gece yürüyüşünden istiâne ed(iniz de kendinizi
yokmay)iniz. 37

KİTÂBÜ’L-ÎMÂN Ehl-i kitap;Kıble KIBLENİN TAHVÎLİ HAKKINDA BERÂ' HADÎSİ

Berâ' b. Âzib Şöyle demiştir: Nebiyy-i Mükerrem salla'llâhu aleyhi ve
sellem Medîne'ye ilk teşrîfinde Ensâr'dan olan ecdâd (ı, yâhud diğer
lâfza göre dayıları yurd) ına misâfir oldu ve on altı, on yedi ay
Beytü'l-Makdi'se doğru namaz kıldı. Halbuki kıblesinin Beytü'l-Harâm'a
doğru olmasını arzu ederdi. (Kâ'be'ye müteveccihen) ilk kıldığı namaz
İkindi namazı olmuştu. Bir cemâat de onunla birlikte kıldılar. Ondan
sonra birlikde namaz kılanlardan biri (namazdan) çıktı. Mescidin
birinde bulunan bir cemâate namazdalar iken yolu uğradı. (onlara):
"Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve sellem ile birlikte Mekke'ye doğru
namaz kıldığıma Allah için şahâdet ederim." deyince (namazlarını
bozmadan) oldukları gibi Beyt-i Şerîf'e döndüler. Resûlu'llâh
salla'llâhu aleyhi ve sellem Beyt-i Makdis'e doğru namaz kıldıkları
sırada Yahûdîlerle (diğer) Ehl-i Kitâb ondan hoşlanırlardı. Beyt-i
Şerîfe doğru yüzünü döndürünce bu fi'lini beğenmediler. -Berâ' b. Âzib
radiya'llâhu anh bu hadîsinde diyor ki: Kıble tahvîl edilmeden evvel
(ilk) kıbleye doğru (namaz kılarak) vefât etmiş, katlolunmuş kimseler
de vardı. Bunlar hakkında nasıl bir hüküm vereceğimizi bilemedik. 38

KİTÂBÜ’L-ÎMÂN Güzel ahlâk;İyiliğin mükâfâtı MÜSLÜMAN OLMANIN, KÜFÜR HÂLİNDE İŞLENEN GÜNAHLARI GİDERECEĞİNE DÂİR EBÛ SAÎD HADÎSİ

Ebû Saîd-i Hudrî Şöyle demiştir: Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve
sellem'den işittim, buyurdu ki: Bir kul Müslüman olursa, İslâm'ı
sağlama olursa Allâhu Teâlâ (Hazretleri) evvelce kendisinden sâdır
olmuş her seyyiesini tekfîr eder (yâni örter). Ondan sonra sıra kısâsa
(yâni mükâfât ve mücâzâta) gelir: Bir hasene ondan yedi yüz kat büyük
hasene ile, bir seyyie ise (yalnız kendi) misli (derecesinde mücâzât)
ile karşılanır. Meğer ki o seyyieyi Allah affede. 39

KİTÂBÜ’L-ÎMÂN Tâatte devam AMELİN -AZ DA OLSA- DEVAMLI OLANININ FAZÎLETİNE DÂİR HAZRET-İ ÂİŞE HADÎSİ

Ümmü'l-mü'minîn Âişe Şöyle demiştir: Yanımda bir kadın varken Nebiyy-i
Mükerrem salla'llâhu aleyhi ve sellem hücreme girdi. "Bu kadın kimdir?"
diye sordu. "Filâncadır." dedim. Ve kıldığı namaz(lar)ı anlatmağa
başladım. Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve sellem ise "(Bu sözü)
bırak. (Dâimâ) elinizden gelecek şeyleri yapınız. Yoksa Allâh hakkı
için siz usanmadıkca Allah usanmaz." buyurdu. Resûlu'llâh salla'llâhu
aleyhi ve sellem'in en ziyâde sevdiği din (yâni tâat), sâhibi
tarafından devâm üzere yapılanlar idi. 40
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Vedat_54
UYE
Uye

UYEUye
avatar


Erkek
Mesaj Sayısı : 49
Points : 0

Reputation : 0
Kayıt tarihi : 28/05/08

**Sahi-i Buhari (Bölüm 1) .. Empty
MesajKonu: Geri: **Sahi-i Buhari (Bölüm 1) ..   **Sahi-i Buhari (Bölüm 1) .. EmptyÇarş. Mayıs 28 2008, 18:46

KİTÂBÜ’L-ÎMÂN İman-İslâm ÎMÂNIN ZİYÂDE VE NOKSAN KABÛL ETTİĞİNE VE MÜ'MİNİNİN CEHENNEMDE EBEDİYYEN KALMIYACAĞINA DÂİR ENES HADÎSİ

Enes b. Mâlik Şöyle demiştir: Nebiyy-i Muhterem salla'llâhu aleyhi ve
sellem buyurdu ki: Lâ İlâhe İllâ'llâh deyib de kalbinde bir arpa
ağırlığınca hayır (yâni îmân) bulunan kimse Cehennem'den çıkacaktır. Lâ
İlâhe İllâ'llâh deyib de kalbinde bir buğday ağırlığınca hayır (yâni
îmân) bulunan kimse Cehennem'den çıkacaktır. Lâ İlâhe İllâ'llâh deyip
de kalbinde bir zerre ağırlığınca hayır (yâni îmân) bulunan kimse
Cehennem'den çıkacaktır. 41

KİTÂBÜ’L-ÎMÂN MAİDE ÜÇ NOLU ÂYET-İ CELÎLESİNİN SEBEB-İ NÜZÛLÜ HAKKINDA HAZRET-İ ÖMER HADÎSİ

Ömer b. el-Hattâb Şöyle demiştir: Tâife-i Yehûddan bir kimse ona: "Yâ
Emîre'l-Mü'minîn, sizin Kitâbınızda okumakda olduğunuz bir âyet var ki
biz Yahûdîlere nâzil olmuş olaydı yevm-i nüzûlünü bayram ederdik."
demiş. (Ömer radiya'llâhu anh.): "Hangi âyettir o?" diye sormuş.
(Yahûdî) ... cevâbını vermiş. (Bunun üzerine) Ömer (radiyallahu anh)
demiş ki biz, bu Âyet-i Kerîme'nin nâzil olduğu günü de yeri de
(hakkıyle) biliyor (,kıymetini takdîr ediyor)uz. (Bu Âyet-i Kerîme)
Nebiyy-i Mükerrem salla'llâhu aleyhi ve sellem'e bir cum'a günü
Arefe'de (vakfede) kâim iken nâzil olmuştur. 42

KİTÂBÜ’L-ÎMÂN Farzları edâ;İslâm esasları;Nâfile ibâdet;Namaz kılmak;Oruç;Zekât İSLÂM'IN TEMELLERİNİ BİLDİREN TALHA HADÎSİ

Talha b. Ubeydi'llâh Şöyle demiştir: Necid ahâlîsinden saçı, darmadağın
(fakîr) bir kimse (huzûr-ı) Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve sellem'e
geldi. Uzaktan sesini karmakarışık duyuyor, fakat ne söylediğini
anlamıyorduk. Nihâyet yaklaştı. Meğer İslâm'ın ne olduğunu soruyormuş.
(Bu suâline karşı) Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve sellem: "Bir gün,
bir gece içinde beş namaz." buyurdu. (Adamcağız): "Üzerimde bu
namazlardan başkası da olacak mı?" diye sordu. "Hayır, meğer ki
tatavvu' edersin (yâni kendiliğinden kılasın.)" cevâbını verdi. Ondan
sonra Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve sellem: "Bir de Ramazan orucu."
buyurdu. (Adamcağız yine): "Üzerimde bundan başkası da olacak mı?" diye
sordu. O da : "Hayır. Meğer ki tatavvu' edesin." cevâbını verdi. -Talha
radiya'llâhu anh der ki: Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve sellem,
zekâtı da ona söyledi. (Adamcağız, yine): "Üzerimde bundan başkası da
olacak mı?" diye sordu. yine Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve sellem:
"Hayır, meğer ki tatavvu' edesin." cevâbını verdi. Bunun üzerine
(Necid'li fakîr): "Vallâhi bundan ne artık, ne eksik bir şey yapacak
değilim." diyerek ve arkasını dönerek gitti. (Bunu duyunca) Resûlu'llâh
salla'llâhu aleyhi ve sellem: "Eğer doğru söylüyorsa felâh buldu
gitti." buyurdu. 43

KİTÂBÜ’L-ÎMÂN Cenâze namazı;Cenâzeye gitmek CENÂZE TÖRENİNE KATILMANIN VE NAMAZINI KILMANIN FAZÎLETİNE DÂİR EBÛ HÜREYRE HADÎSİ

Ebû Hüreyre Şöyle demiştir: Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve sellem
buyurdu ki: Her kim îmânı sebebiyle ve (ecrini yalnız Allah'dan umarak)
li-vechi'llâh bir müslümân cenâzesi arkasından gider ve üzerine namaz
kılıp defninden ferâgat edilinceye kadar berâber bulunursa iki kîrât
ecir ile döner ki kîrâtların her biri Uhud (dağı) gibidir, her kim o
cenâze üzerine namaz kılar da defnolunmadan evvel dönerse (yalnız) bir
kîrât ecir ile dönmüş olur. 44

KİTÂBÜ’L-ÎMÂN Adam öldürmek;Müslümana söğmek MÜSLÜMANA SÖVMENİN VE ONUNLA DÖĞÜŞMENİN NEHYİNE DÂİR ABDULLÂH İBN-İ MES'ÛD HADÎSİ

Abdullâh b. Mes'ûd Şöyle demiştir: Nebiyy-i Muhterem salla'llâhu aleyhi
ve sellem: "Müslümana sövmek fısk, onunla kıtâl etmek küfürdür."
buyurdu. 45

KİTÂBÜ’L-ÎMÂN Kadir gecesi;Nizâ (anlaşmazlık) KADİR GECESİ'Nİ RAMAZAN'IN YİRMİSİNDEN SONRAKİ GECELERDE ARAMAK

Ubâde b. es-Sâmit Şöyle demiştir: Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve
sellem, Kadir Gecesi'ni haber vermek üzere (Hâne-i Saâdetinden) çıktı.
Derken Müslümanlardan iki kişi kavga ettiler. Buyurdular ki: Ben, size
Kadir Gecesi'ni haber vermek üzere çıkmıştım. Filân ile filân kavga
ettiler de (ona dâir olan bilgi) ref' olundu. İhtimâlki de hakkınzda bu
daha hayırlıdır. Artık siz, Kadir Gecesi'ni (yirmiden sonraki) yedinci
veya dokuzuncu veya beşinci gecelerde arayınız. 46

KİTÂBÜ’L-ÎMÂN
Allâh'a şirk koşmamak;İhsan;İman-İslâm;Kıyâmet
alâmetleri;Rü'yetullah;Zekât HALKA DİNLERİNİ ÖĞRETMEK İÇİN GELEN CİBRÎL
İLE PEYGAMBER ALEYHİ'S-SELÂM'IN KONUŞMASI (İHSÂN HADÎSİ)

Ebû
Hüreyre Şöyle demiştir: Bir gün Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve
sellem açıkta oturuyordu. (yanına) biri gelip: "Îmân nedir?" diye
sordu. "Îmân; Allâha, Meleklerine, Allâh'a mülâkî olmağa (yâni
Rü'yetu'llâh'a), Peygamberlerine inanmak, kezâlik (öldükten sonra)
dirilmeğe inanmaktır." cevâbını verdi. "Ya İslâm nedir?" dedi. "İslâm;
Allâh'a ibâdet edip (hiçbir şeyi) O'na şerîk ittihâz etmemek, namazı
ikâme ve farz edilmiş zekâtı edâ etmek, Ramazanda da oruç tutmaktır."
buyurdu. (Ondan sonra) "Ya ihsân nedir?" diye sordu. "Allâh'a sanki
görüyormuş gibi ibâdet etmendir. Eğer sen, Allâh'ı görmüyorsan şüphesiz
O, seni görür." buyurdu. "Kıyâmet ne zaman?" dedi. (Bunun üzerine)
buyurdu ki: "Bu mes'elede sorulan, sorandan daha âlim değildir. (Şu
kadar var ki Kıyâmet'den evvel zuhûr edecek) alâmetlerini sana haber
vereyim: Ne zaman (satılmış) câriye, sâhibini (yâni efendisini)
doğurur, kim idikleri belirsiz deve çobanları (yüksek) binâ kurmakta
birbiriyle yarışa çıkarlarsa (Kıyâmet'den evvelki alâmetler görünmüş
olur. Kıyâmet'in vakti) Allâh'dan başka kimsenin bilmediği beş şeyden
biridir." Ondan sonra Nebiyy-i Muhterem salla'llâhu aleyhi ve sellem
... Âyet-i Kerîme'sini tilâvet buyurdu. Sonra (gelen adam) arkasını
döndü (gitti). Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve sellem "Onu çevirin."
diye emrettiyse de izini bulamadılar. Bunun üzerine buyurdu ki işte bu,
Cibrîl (aleyhi's-selâm)dir. Halka dinlerini öğretmek için geldi. 47

KİTÂBÜ’L-ÎMÂN Şüpheli şeylerden kaçınmak ŞÜPHELİ ŞEYLERDEN KAÇINMAĞI TERGÎB EDEN NU'MÂN İBN-İ BEŞÎR HADÎSİ

Nu'mân b. Beşîr Şöyle demiştir: (kulağımla) işittim, Resûlu'llâh
salla'llâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki: Helâl belli, harâm da
bellidir. İkisi arasında da (helâl mi, harâm mı belli olmayan bir
takım) şüpheli şeyler vardır ki çok kimseler onları bilmezler. Şüpheli
şeylerden her kim sakınırsa ırzını (yâni haysiyetini) da, dînini de
kurtarmış olur. Her kim şüpheli şeylere dalarsa (içine girmek yasak
olan beylik) koru etrâfında (davarlarını) otlatan bir çoban gibi çok
sürmez içeriye dalabilir. Haberiniz olsun, her Pâdişâhın (kendine
mahsûs) bir korusu olur. Gözünüzü açın, Allâh'ın yeryüzündeki korusu da
harâm ettiği şeylerdir. Âgâh olunuz, cismin içinde bir lokmacık et
(parçası) vardır ki iyi olursa bütün cesed iyi olur, bozuk olursa bütün
cesed bozulur. İşte o (et parçası) kalbdir. 48

KİTÂBÜ’L-ÎMÂN Allâh'a îman;Elçilik;Hz. Peygamber'e gelen elçiler;İçki;Zekât NİYYET HADÎSİ

Abdullâh b. Abbâs Şöyle demiştir: Abdü'l-Kays Vefd'i (Bahreyn
taralarından) Nebiyy-i Muhterem salla'llâhu aleyhi ve sellem'in
huzûruna geldikleri zaman: "Siz kimlerdensizin?" yâhud "Nerenin
vefdisiniz?" diye sordu. "Biz Rebîa (kabâilin) danız." dediler. "Hoş
geldiniz. (Allâh sizi) utandırmasın, pişmân etmesin." buyurdu. Bunun
üzerine "Yâ Resûlâ'llâh, biz sana yalnız şehr-i Harâm'da gelebiliriz.
(Bilirsin ki) aramızda kâfir olan (kabâil-i) Mudar'dan şu cemâat
vardır. O halde bize kesdirme bir şey emret de geride kalanlarımıza
haber verelim, o sebeple de Cennet'e girelim." dediler. (Nebî
aleyhi's-salâtü ve's-selâm'a) içkileri (yâhud içki kaplarını) de
sordular. (Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve sellem) onlara dört şey
emretti, dört şeyden de nehyetti. Onlara yalnız Allâh'a îmân ile
emrettikten sonra "Bilirmisiniz yalnız Allâh'a îmân etmek ne demektir?"
diye sordu. "Allâh ve Resûlü a'lemdir." dediler. "Allâh'dan başka ilâh
olmadığına ve Muhammed'in Resûlu'llâh olduğuna şahâdet, Namaz'ı ikâme,
Zekât'ı edâ etmek, Ramazan orucunu tutmak, ganîmetin humsunu
vermektir." buyurdu. Kezâlik onları (dört şeyden, yâni) hantem, dubbâ',
nakîr, müzeffet (denilen kaplara hurma, yâhud üzüm şırası koymak)den
nehyetti. (İbn-i Abbâs radiya'llâhu anhümâ'nın) müzeffet yerine
mukayyer dediği de mervîdir. 49

KİTÂBÜ’L-ÎMÂN Âile nafakası;Hicret;Niyet NİYYET HADÎSİ

Ömer b. el-Hattâb ... hadîs-i şerîfi rivâyet olunuyor ki kitabın
evvelinde zikrolundu. Ancak burada ... dan sonra ... ziyâdesi vardır.
Hadîs'in bakiyyesi bu ziyâdeden sonra serdedilmiştir ki ziyâdenin
ma'nâ-yı şerîfi: "Her kimin hicreti Allâh'a ve Resûlüne müteveccih ise
hicreti, Allâh'a ve Resûlüne müntehîdir." olmuş olur. 50

KİTÂBÜ’L-ÎMÂN ÇOLUK ÇOCUĞUNUN GEÇİMİNİ SAĞLAMAK İÇİN ÇALIŞMANIN FAZÎLETİ HAKKINDA EBÛ MES'ÛD HADÎSİ

Ebû Mes'ûd Ukbe İbn-i Amr Şöyle demiştir: Nebiyy-i Mükerrem salla'llâhu
aleyhi ve sellem buyurdu ki: Bir kimse, ıyâline li-vechi'llâh (yâni
ecrini yalnız Allah'dan umarak) infâk etse bu nafakası kendisi için
(sevâbca) sadaka (gibi) olur. 51

KİTÂBÜ’L-ÎMÂN Namaz kılmak;Nasîhat;Zekât DÎNİN NASÎHATTAN İBÂRET BULUNDUĞUNA DÂİR CERÎR HADÎSLERİ

Cerîr b. Abdullâh el-Becelî Şöyle demiştir: Resûlu'llâh salla'llâhu
aleyhi ve sellem'e namazı ikâme etmek, zekât vermek, her müslümana
hayırhâh (ve gıl ve ğışden âzâde) olmak üzere bîat ettim. 52

KİTÂBÜ’L-ÎMÂN Bî'at;Nasîhat DÎNİN NASÎHATTAN İBÂRET BULUNDUĞUNA DÂİR CERÎR HADÎSLERİ

Cerîr b. Abdullâh el-Becelî Şöyle demiştir: Resûlu'llâh salla'llâhu
aleyhi ve sellem'e gelip: "(Yâ Resûlâ'llâh), Sana Müslümân olmak üzere
bîat edeceğim." dedim. Şart ettiği şeyler meyânında her Müslümân'a
hayırhâh (ve gıll ü ğışdan âzâde) olmağı da şart etti. Ben de bu şart
üzerine bîat ettim. 53

KİTÂBÜ’L-İLİM

Emâneti ehline vermek;İlim meclisi;Kıyâmet alâmetleri;Konuşanın sözünü
kesmemek İŞİN EHLİ OLMAYANA VERİLMESİNİN KIYÂMET ALÂMETLERİNDEN
OLDUĞUNA DÂİR EBÛ HÜREYRE HADÎSİ

Ebû Hüreyre Şöyle demiştir:
Meclisin birinde Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve sellem
huzûrundakilere söz söylerken nâgehân bir a'râbî gelip "Kıyâmet ne
zamandır?" diye sordu. Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve sellem (sözünü
kesmeyip) devam buyurdu. Oradakilerin kimi (kendi kendine):
"(A'râbînin) ne dediğini işitti, amma suâlinden hoşlanmadı."; kimi de:
"Belki işitmedi." diye hükmetti. Nihâyet (Resûlu'llâh salla'llâhu
aleyhi ve sellem) sözünü bitirince gâlibâ "O Kıyâmeti soran nerede?"
diye (yâni bunu gibi bir lâfz ile) suâl buyurdu. (A'râbî): "İşte ben,
yâ Resûlâ'llâh." dedi. (Bunun üzerine) "Emânet zâyi' edildi mi,
Kıyâmete intizâr et." buyurdu. Yine (a'râbî): "Emâneti zâyi' etmek
nasıl olur?" diye (tekrar) sorunca: "İş, nâ ehle tevcîh edildi mi,
Kıyâmet'e intizâr et." buyurdu. 54

KİTÂBÜ’L-İLİM Abdesti güzel almak;Hataları söylemek ABDESTİ EKSİK OLANLARA PEYGAMBER (S.A. VE S.) İN İNZÂRI

Abdullâh b. Amr b. Âs Şöyle demiştir: Ettiğimiz yolculukların birinde
Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve sellem geride kalmıştı da bize
(sonradan) yetişmiş idi. (O sırada) namaz vakti girmiş idi. Biz de
abdest alıyorduk. Ayaklarımızı mesh (eder gibi az su ile yıkamağa)
başladık. (Bu hâli görünce) en dik sesi ile iki veya üç kere:
"Cehennem'de yanacak ökçelere yazık!" diye nidâ buyurdu. 55

KİTÂBÜ’L-İLİM Hurma Ağacı;Kâmil mü'min RESÛL-İ EKREM'İN YAPRAĞINI DÖKMEYEN HURMA AĞACINI MÜSLİM (-İ KÂMİL)E TEŞBÎHİ

Abdullâh b. Ömer Şöyle demiştir: Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve
sellem buyurdu ki: "Ağaçların içinden bir nev'i vardır ki yaprağı
düşmez. O ağaç, müslim (-i kâmil)in benzeridir. Nedir o? Söyleyin."
oradakiler kırlardaki ağaçları saymağa daldılar. -Abdu'llâh (İbn-i
Ömer) der ki bunun hurma ağacı olduğu hatırıma geldiyse de (söylemeğe)
utandım. Ondan sonra: "Yâ Resûlâ'llâh, bize söyle nedir?" diye
sordular. (Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve sellem): "Hurma ağacıdır."
cevâbını verdi. 56


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Vedat_54
UYE
Uye

UYEUye
avatar


Erkek
Mesaj Sayısı : 49
Points : 0

Reputation : 0
Kayıt tarihi : 28/05/08

**Sahi-i Buhari (Bölüm 1) .. Empty
MesajKonu: Geri: **Sahi-i Buhari (Bölüm 1) ..   **Sahi-i Buhari (Bölüm 1) .. EmptyÇarş. Mayıs 28 2008, 18:48

KİTÂBÜ’L-İLİM
Bilmediğini sormak;Hz. Peygamber'in tebliğleri;Namaz kılmak;Oruç;Zekât
PEYGAMBER (S.A. VE S.)İN DIMÂM İBN-İ SA'LEBE'YE, RİSÂLET, NAMAZ, ORUÇ
VE SADAKA HAKKINDA SORDUĞU SORULARA VERDİĞİ CEVAPLAR

Enes b.
Mâlik Şöyle demiştir: (bir kere) Nebiyy-i Muhterem salla'llâhu aleyhi
ve sellem ile birlikte oturduğumuz sırada deve üstünde biri gelip
devesini mescid(in kapısınd)e çökerttikten sonra bağladı. Ondan sonra
"Hanginiz Muhammed'dir?" diye sordu. Nebiyy-i Mükerrem salla'llâhu
aleyhi ve sellem (Ashâbı) arasında dayanmış oturuyordu. "İşte dayanmış
olan şu beyaz kimsedir." dedik. Adamcağız: "Ey Abdü'l-Muttalib'in
oğlu!" diye hitâb etti. Nebiyy-i Ekrem salla'llâhu aleyhi ve sellem
"Seni dinliyorum." buyurdu. "Ben sana bâzı şeyler soracağım. Amma
soracaklarım (pek) ağırdır. Gönlün benden incinmesin." dedi. Nebiyy-i
Efham salla'llâhu aleyhi ve sellem "Aklına geleni sor." buyurdu. "Senin
ve senden evvelkilerin Rabbi aşkına (söyle) bütün halka seni Allâh mı
gönderdi?" dedi. "Evet." buyurdu. "Allâh aşkına (söyle) bir gün bir
gece içinde beş vakit namaz kılmayı sana Allâh mı emretti?" dedi.
"Evet." buyurdu. "Allâh aşkına (söyle) senenin şu (ma'lûm) ayında oruç
tutmayı sana Allâh mı emretti?" dedi, "Evet." buyurdu. (yine): "Allâh
aşkına şu (ma'lûm olan) sadakayı zenginlerimizden alıp fukarâmıza
dağıtmayı sana Allâh mı emretti?" dedi. Nebiyy-i Muhterem salla'llâhu
aleyhi ve sellem (buna da) "Evet." buyurunca adamcağız: "Sen ne
getirdin ise ben ona îmân ettim. Kavmimin geride kalanlarına da elçi
benim. Ben, Sa'd b. Bekr kabîlesinden Dımâm b. Sa'lebe'yim." dedi. 57

KİTÂBÜ’L-İLİM Hz. Peygamber'in mektupları PEYGAMBER (S.A. VE S.)İN KİSRÂ'YA GÖNDERDİĞİ MEKTUP

Abdullâh b. Abbâs Şöyle demiştir: Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve
sellem bir adama bir nâme verip Bahreyn ulusuna teslim etmesini
emretti. Bahreyn ulusu, mektubu Kisrâ'ya îsâl etti. Kisrâ onu okuyunca
yırttı. (Arada râvî olan Muhammed b. Şihâb-ı Zührî) der ki: (Zannederim
ki Saîd b. el-Müseyyeb'den işittim) Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve
sellem (Kisrâ ile kavmine) parça parça olsunlar diye duâ buyurdu. 58

KİTÂBÜ’L-İLİM Hz. Peygamber'in mektupları;Hz. Peygamber'in mührü RESÛL-İ EKREM (S.A. VE S.)İN GÜMÜŞTEN BİR MÜHÜR EDİNDİĞİNE DÂİR ENES HADÎSİ

Enes b. Mâlik Şöyle demiştir: Nebiyy-i Ekrem salla'llâhu aleyhi ve
sellem bir mektup yazdırdı, yâhud yazdırmak istedi. Dediler ki: "(Yâ
Resûlâ'llâh) onlar (yâni Rum'dan ve Acem'den muhâtab olanlar) bir
mektûbu mühürlü olmadıkça okumazlar." Bunun üzerine gümüşten bir mühür
edindi ki nakşı ... idi. Bu mührün Yed-i Şerîf-i Risâlet-Penâhî'deki
beyazlığı hâlâ gözümün önündedir. 59

KİTÂBÜ’L-İLİM
Allâh'a sığınmak;Hayâ;Hz. Peygamber'den yüz çevirmek;İlim
meclisi;Mecliste boş yere oturmak;Selâmlaşmak ALLÂH'I ZİKRETMEĞİ
İHMÂLİN, ALLÂH'IN İLMÂLİNİ MÛCİP OLACAĞINA DÂİR EBÛ VÂKID HADÎSİ

Ebû Vâkıd-ı Leysî Şöyle demiştir: (Bir gün) Resûlu'llâh salla'llâhu
aleyhi ve sellem huzûrunda Ashâb'ı olduğu halde Mescidinde otururken
karşıdan üç kişi geldi. İkisi Nebiyy-i Ekrem salla'llâhu aleyhi ve
sellem'e doğru teveccüh etti, birisi de gitti. -Râvî der ki: Bu iki
kimse huzûr-ı Risâlet-Penâhî'de dur(up selâm ver)du. Ve bir tânesi
(bilâhare) halkada bir aralık bularak oracıkta oturdu. Diğeri ise
hâzırûnun arkasında oturdu. Üçüncüye gelince arkasını dönüp savuştu.
Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve sellem (meşgûl olduğu kelâmdan) fâriğ
olunca buyurdu ki: "İsterseniz bu üç kişinin hâlini size haber vereyim.
İçlerinden biri Allâh'a sığındı, Allâh da onu barındırdı. Diğeri
(sıkıntı vermekten) utandı, Allâh da ondan hayâ etti. Öteki ise (bu
meclisten) yüz çevirdi, Allâh da ondan yüz çevirdi." 60

KİTÂBÜ’L-İLİM
İlim tebliği;Mü'minin ırzı haramdır;Mü'minin kanı haramdır;Mü'minin
malı haramdır VEDÂ' HACCINDA PEYGAMBER (S.A. VE S.) İN BÂZI
NASÎHATLARINA DÂİR EBÛ BEKRE HADÎSİ

Ebû Bekre Nufey' b.
Hâris Şöyle demiştir: Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve sellem
(Haccetü'l-Vedâ'da) devesi üzerinde oturdu. Devenin dizginini bir adam
tutuyordu. "Bu gün hangi gündür?" diye sual etti. sükût ettik, o
derecede ki başka bir isim ile tesmiye edecek zannetdik. "Kurban günü
değil mi?" buyurdu. "Evet." dedik. Sonra: "Bu ay hangi aydır?" diye
sordu. Yine sükût ettik, o derecede ki isminden başka bir isim ile
tesmiye edecek zannettik. "Zilhicce değil mi?" buyurdu. "Evet." dedik.
(Sonra): "Bu hangi şehirdir?" diye sordu. Yine sustuk, o derecede ki
isminden başka bir isim ile tesmiye edecek zannettik. "Mekke değil mi?"
buyurdu. "Evet." dedik. (Bunun üzerine) buyurdu ki "Kanlarınız,
mallarınız, ırzlarınız bu şehir içinde, bu ayda bu günün hürmeti kadar
yekdiğerinize haramdır. Hâzır olanlarınız, gâib olanlarınıza (bunu)
teblîğ etsin. Olabilir ki hâzır olan kimse, bunu daha iyi anlar bir
kimseye teblîğ etmiş bulunur." 61

KİTÂBÜ’L-İLİM Bıktırmamak;Vedâ Haccı Hutbesi PEYGAMBER (S.A. VE S.) İN FÂSILALI OLARAK VA'ZETTİĞİNE DÂİR İBN-İ MES'ÛD HADÎSİ

Abdullâh b. Mes'ûd Şöyle demiştir: Nebiyy-i Muhterem salla'llâhu aleyhi
ve sellem va'z (ve nasîhat) husûsunda bize bıkkınlık gelmesin diye
hâlimize bakıp (ona göre) gün ve (saat) kollardı. 62

KİTÂBÜ’L-İLİM Kolaylık göstermek DİNDE, BIKKINLIK VE USANÇ VERECEK DERECEDE İLERİ GİTMENİN DOĞRU OLMADIĞINA DÂİR ENES HADÎSİ

Enes b. Mâlik Nebiyy-i Muhterem salla'llâhu aleyhi ve sellem'in:
"Kolaylık yolunu gösterin, güçlüğe gitmeyin. Tebşîr edin, tenfîr
etmeyin." buyurduğu rivâyet olunuyor. 63

KİTÂBÜ’L-İLİM ALLÂH KİME İYİLİK MURÂD EDERSE, ONU DİNDE BİLGİ SÂHİBİ YAPAR

Muâviye b. Ebî Süfyân Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve sellem'den
işittim, buyuruyordu ki: Allâh (u Teâlâ) her kimin hayrını murâd ederse
ona din husûsunda (büyük bir) anlayış verir. Ben (verici değil) yalnız
taksîm ediciyim. Veren ise Allâhu Azze ve Cell'dir. Bir de bu ümmet,
Allâh'ın emri (ve kazâsı) zuhûr edi(p kıyâmet kopu)nceye kadar emr-i
İlâhî(ye mütâbeat) üzere hep sâbit-kadem olup duracak ve kendilerine
muhâlefet edenlerden zarar gelmiyecektir. 64

KİTÂBÜ’L-İLİM Hurma Ağacı;Kâmil mü'min ALLÂH KİME İYİLİK MURÂD EDERSE, ONU DİNDE BİLGİ SÂHİBİ YAPAR

Abdullâh b. Ömer Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve sellem'in yanında
idik. Bir hurma göbeği getirdiler. Buyurdu ki: "Ağaçların içinden bir
nev'i vardır ki.... ilâ-âhirih. -Abdu'llâh b. Ömer radiya'llâhu anh'den
olan bu rivâyetde: "Bir de baktım ki oradakilerin en küçüğü benim. Onun
için sustum." ziyâdesi vardır. 65

KİTÂBÜ’L-İLİM
Allah yolunda harcamak (infak);İlim öğretmek;İlmiyle âmil
olmak;İnfak;Kazâ-Kader İKİ HASLET SÂHİBİNDEN BAŞKASINA HASED
EDİLEMİYECEĞİNE DÂİR ABDULLÂH İBN-İ MES'ÛD HADÎSİ

Abdullâh
b. Mes'ûd Şöyle demiştir: Nebiyy-i Mükerrem salla'llâhu aleyhi ve
sellem buyurdu ki: İki (haslet sâhibin)den başkasına hased olmaz.
Bunlar da Allah tarafından kendisine mal ihsân olunub da hak (yolun)da
onu ihlâke taslît edilen kimse ile kendisine hikmet ihsân olunup onunla
hükmeden ve anı ta'lîm eden kimsedir. 66

KİTÂBÜ’L-İLİM İlim öğrenmek RESÛLULLÂH (S.A. VE S.) İN İBN-İ ABBÂS'A DUÂSI

Abdullâh b. Abbâs Şöyle demiştir: Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve
sellem beni kucaklayıp: "İlâhî ona (ilm-i) Kitâb'ı öğret." diye duâ
buyurdu. 67

KİTÂBÜ’L-İLİM Namazda safları sık ve düzgün tutmak BÜLÛĞ ÇAĞINA VARMIYAN ÇOCUĞUN MÜKELLEF OLMADIĞINA DÂİR İBN-İ ABBÂS RİVAYETİ

Abdullâh b. Abbâs Şöyle demiştir: Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve
sellem Minâ'da sütresiz olarak namaz kıldırdığı sırada dişi bir merkebe
râkiben karşıdan geldim. O zaman sinn-i bülûğa yaklaşmıştım. Saflardan
birinin önünden geçtim. Merkebi otlasın diye salıverdim. Ondan sonra
saffa girdim. Bu (yaptığıma) kimse ses çıkarmadı. 68

KİTÂBÜ’L-İLİM Lâtîfe;Şaka İLMİN FAZÎLETİ HAKKINDA HADÎSLER

Mahmûd b. er-Rebî' "Beş yaşımda iken Nebiyy-i Ekrem salla'llâhu aleyhi
ve sellem'in bir kere bir kova (daki su) dan (ağzına alıp) yüzüme
püskürdüğünü derhâtır ederim." demiştir. 69
KİTÂBÜ’L-İLİM İnsanların kısımları İLMİN FAZÎLETİ HAKKINDA HADÎSLER

Ebû Mûsâ el-Eş'arî Şöyle demiştir: Nebiyy-i Ekrem salla'llahü aleyhi ve
sellem buyurdu ki: Allâh'ın benim (vâsıtam) le gönderdiği hidâyet ve
ilim boy yağmura benzer. (Bu yağmur, kâh öyle) bir toprağa düşer ki
onun bir kısmı suyu kabûl eder de çayır ile bol ot yetiştirir. Bir
kısmı da kurak olur, suyu (üstünde) tutar da Allâh (u Teâlâ) halkı
onunla faydalandırır. Ondan (hem kendileri) içerler, (hem hayvanlarını)
suvarırlar, ekin ekerler (Bu yağmur) diğer (bir nevi') toprağa daha
isâbet eder ki düz ve kaypaktır. Ne suyu (üstünde) tutar, ne çayır
bitirir. Allâh'ın dînini anlayıb da Allâh'ın benim (vâsıtam) le
gönderdiği (hidâyet ve ilimden) faydamend olan ve bunu bilip
(başkasına) bildiren kimse ile (bunu duyduğu vakit kibrinden) başını
(bile) kaldırmayan ve Allâh'ın benimle irsâl olunan hidâyetini kabûl
etmeyen kimse böyledir. 70

KİTÂBÜ’L-İLİM İçki;Kıyâmet alâmetleri;Zinâ İLMİN FAZÎLETİ HAKKINDA HADÎSLER

Enes b. Mâlik Şöyle demiştir: Resûlû'llâh salla'llâhu aleyhi ve sellem
buyurdu ki: İlmin ref' olunması, cehlin kökleşmesi, şarabın içilmesi,
zinânın çoğalması Kıyâmet alâmetlerindendir. 71

KİTÂBÜ’L-İLİM Kadınların çoğalıp erkeklerin azalması;Kıyâmet alâmetleri;Zinâ İLMİN FAZÎLETİ HAKKINDA HADÎSLER

Enes b. Mâlik Şöyle demiştir: Size öyle bir söz söyliyeceğim ki, benden
sonra hiç kimse onu size söylemeyecektir: Resûlu'llâh salla'llâhu
aleyhi ve sellem'den işittim, buyuruyordu ki: Kıyâmet alâmetlerinden
olmak üzere ilim azalacaktır, cehil yayılacaktır, zinâ şâyi' olacaktır.
Kadınlar(ın mikdârı) kesret, erkekler(inki) kıllet bulacaktır. Bir
derecede ki, elli kadının yalnız bir bakanı olacaktır. 72

KİTÂBÜ’L-İLİM Rüyâ İLMİN FAZÎLETİ HAKKINDA HADÎSLER

Abdullâh b. Ömer Şöyle demiştir: Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve
sellem'den işittim, "Uykuda iken bana bir kadeh süt getirdiler. O kadar
içtim ki kanıklık (âsârının) tâ tırnaklarımdan sızdığını (hâlâ)
duyuyorum. (İçtikten sonra) artığımı Ömer b. el-Hattâb'a verdim."
buyuruyordu. "Yâ Resûlâ'llâh! Bunu ne ile te'vîl ettin?" diye sordular.
"İlm ile." cevâbını verdi. 73

KİTÂBÜ’L-İLİM
Bilmeden yapılan hatalar;Cemrelere taş atma (Şeytan taşlama);Hac
menâsikı;Şeytan taşlama;Vedâ Haccı Hutbesi PEYGAMBER (S.A. VE S.) İN
VEDÂ' HACCINDA HACC MENÂSİKİ İLE İLGİLİ BEYANLARINA DÂİR ABDULLÂH İBN-İ
AMR HADÎSİ

Abdullâh b. Amr b. Âs Şöyle demiş: Resûlu'llâh
salla'llâhu aleyhi ve sellem Haccetü'l-Vedâ'da halk sor(ub öğren)sun
diye Minâ'da durdu. Yanına biri gelip "Bilemedimde (Kurban) kesmeden
tıraş oldum." dedi. "Kurbanını kes, günâhı yok." buyurdu. Diğeri gelip
"Bilemedimde Remiy'den evvel (kurban) kestim." dedi "Remyet, günâhı
yok." buyurdu. Nebiyy-i Mükerrem salla'llâhu aleyhi ve sellem'e (o gün
Remy, nahr, halk, tavâf gibi yevm-i Iyd a'mâlinden) takdîm veya te'hîr
edilmiş hiçbir şey sorulmadı ki (cevâbında) "Yap, günâhı yok."
buyurmasın. 74

KİTÂBÜ’L-İLİM Adam öldürmek;Kıyâmet alâmetleri İLMİN KABZOLUNACAĞINA, KATİL VE FİTNELERİN ZUHÛR EDECEĞİNE DÂİR EBÛ HÜREYRE HADÎSİ

Ebû Hüreyre Şöyle demiştir: Nebiyy-i Muhterem salla'llâhu aleyhi ve
sellem (bir kere): "İlim, kabzolunacak (yâni kaldırılacak), cehil ve
fiten zuhûr edecek ve herc çoğalacaktır." buyurdu. "Yâ Resûlâ'llâh,
herc nedir?" diye sordular. Murâd-ı âlîsi katl imiş gibi elini
münharifen indirerek: "İşte böyle!" buyurdu. 75


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Vedat_54
UYE
Uye

UYEUye
avatar


Erkek
Mesaj Sayısı : 49
Points : 0

Reputation : 0
Kayıt tarihi : 28/05/08

**Sahi-i Buhari (Bölüm 1) .. Empty
MesajKonu: Geri: **Sahi-i Buhari (Bölüm 1) ..   **Sahi-i Buhari (Bölüm 1) .. EmptyÇarş. Mayıs 28 2008, 18:49

KİTÂBÜ’L-İLİM Güneş tutulması ve namazı KABİRDE GEÇİRİLECEK İMTİHAN HAKKINDA ESMÂ' HADÎSİ

Esmâ' b. Ebî Bekr Şöyle demiştir: (Küsûf zamânında) Âişe radiya'llâhu
anhâ namaz kılarken nezdine gittim. "(Bu) Halka ne oluyor? (neden
korkuyorlar?)" dedim. (Küsûf vukûa geldiğini anlatmak için) gök yüzüne
doğru (başı ile) işâret etti. Meğer hep namaza durmuşlarmış. Âişe
radiya'llâhu anhâ: "Sübhâna'llâh!" dedi. "Bu bir âyet (-i azâb veya
tekarrüb-i Kıyâmet) mi?" diye sordum. Başiyle "Evet." diye işâret etti.
Bunun üzerine ben de (namaza) durdum. Üzerime baygınlık gelinceye kadar
(durdum). (Yanımdaki kırbadan) başıma su dökmeğe başladım. (Namazdan
sonra) Nebiyy-i Ekrem salla'llâhu aleyhi ve sellem Allâh'a (Hamd ü)
senâ edip buyurdu ki "Cennet ve Cehennem'e kadar (evvelce) bana
gösterilmemiş hiçbir şey kalmadı ki, bu makamda görmüş olmayayım. Bana
vahyolundu ki, siz kabirlerinizde Mesîh-i Deccâl (yüzünden çekilecek)
imtihanlara benzer, yâhud ona karîb bir imtihân geçireceksiniz. (Kabre
girmiş kimseye) 'Bu adam (Yâni Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve
sellem) hakkındaki ilmin nedir?, diye sorulacak. Mü'min, yâhud sâhib-i
yakîn olan kimse: 'O (Zât-ı Şerîf) Muhammed'dir. O (Zât-ı Şerîf)
Allâh'ın Resûlüdür. Bize (Âyât-ı) beyyinât ile hidâyet getirdi. Biz de
da'vetine icâbet ve (isrine) mütâbeat ettik. O (Zât-ı Şerîf) Muhammed
(salla'llâhu aleyhi ve sellem)dir., diyecek. (Ve bu söz) üç kere
(tekrâr olunacak). Ondan sonra (o kimseye): '(Öyle ise) yat da rahâtına
bak. O (Zât-ı Şerîf'in nübüvvetine) yakînin olduğunda şüphe kalmadı.,
denilecek. (Yok eğer) münâfık ise veyâhud kalbinde şek varsa (o suâle
karşı): 'Ben ne bileyim? işittim, öteki beriki bir şeyler
söylüyorlardı. Ben de söyledim., cevâbını verecek." 76

KİTÂBÜ’L-İLİM Süt kardeşliği SÜT KARDEŞLİĞİN EVLENMEĞE MÂNİ' OLDUĞUNA DÂİR UKBE HADÎSİ

Ukbe b. el-Hâris Ravi, İhâb b. Azîz'in kızını tezevvüc etti. Derken
yanına bir kadın gelip "Ukbe'yi de, tezevvüc ettiği kadını da ben
emzirdim." dedi. Ukbe, ona: "Ne senin beni emzirdiğinden haberim var,
ne de evvelce bunu bana söylediğinden." cevâbını verdi. (Hayvanına)
binip Medîne'ye (Huzûr-ı) Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve sellem'e
gitti. (Hükm-i şer'îyi) sordu. Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve
sellem: "Nasıl olur ya? Bir kere (bu söz) söylenmiş bulundu." buyurdu.
Bunun üzerine Ukbe o kadından müfârekat etti. O da başka bir kocaya
vardı. 77

KİTÂBÜ’L-İLİM İlim öğrenmek RESÛL-İ EKREM (S.A. VE S.) İN BİR AY ZEVCELERİYLE GÖRÜŞMEMEĞE YEMÎN ETMESİ

Ömer b. el-Hattâb Şöyle demiştir: Ensârdan bir komşum ile berâber Benî
Ümeyye b. Zeyd yurdunda (oturuyor) idim. Bu (yurd) Medîne'nin Avâlî
denilen semtindedir. (Bir şey öğrenmek ümîdiyle) Resûlu'llâh
salla'llâhu aleyhi ve sellem'in nezdine nöbetleşe inerdik. Bir gün o
iner, bir gün ben inerdim. Ben indiğim zaman o gün vahiy ve sâireye
dâir (ne duyarsam) haberini (komşuma) getirirdim. O da indiği zaman
böyle yapardı. Ensârî arkadaşım (bir def'a) nöbetinin gününde indi.
(Dönüşünde) kapımı pek şiddetli çalarak: "Burada mı?" diye sordu. (Fenâ
halde) ürkdüm. Yanına çıktım. "Büyük bir şey hâdis oldu. (Resûlu'llâh
salla'llâhu aleyhi ve sellem zevcâtını tatlîk etti.)" dedi. (Ömer
radiya'llâhu anh der ki: Ben zâten böyle bir şey olacağını zannedip
duruyordum. Sabah namazını kılınca giyinip kuşandım. Sonra Medîne'ye
inip) Hafsa'nın yanına girdim. Baktım ki ağlıyor. "Resûlu'llâh
salla'llâhu aleyhi ve sellem, sizleri (yâni Zevcât-ı Tâhirâtı) tatlîk
mi etti?" diye sordum. "Bilmiyorum." dedi. Ondan sonra Resûlu'llâh
salla'llâhu aleyhi ve sellem'in yanına girdim. Ayak üstü durduğum
yerden: "(Yâ Resûlâ'llâh,) Zevcelerini tatlîk mi ettin?" dedim.
"Hayır." buyurdu. Bunun üzerine ben de "Allâhu Ekber." demişim. 78

KİTÂBÜ’L-İLİM Bıktırmamak;Cemâatle kılınan namazı uzatmamak;Kolaylık göstermek NAMAZDAN BIKTIRMAMAK ÜZERİNE EBÛ MES'ÛD-İ HADİSİ

Ebû Mes'ûd Ukbe İbn-i Amr Şöyle demiştir: (Resûlu'llâh salla'llâhu
aleyhi ve sellem'e) biri gelip: "Yâ Resûlâ'llâh, filânca bize (namaz
kıldırırken) o kadar uzatıyor ki âdetâ namazı terkedecek gibi
oluyorum." dedi. Nebiyy-i Mükerrem salla'llâhu aleyhi ve sellem'i
hiçbir mev'ızada o günkü kadar gazablı görmedim. Buyurdu ki "Ey nâs,
sizde tenfîr hasleti vardır. (İçinizden) halka namaz kıldıran olursa
hafif tutsun. Çünkü (cemâatin) içinde hastası var, zaîfi var, iş-güç
sâhibi olanı var." 79

KİTÂBÜ’L-İLİM Lukata;Yitik mal (lukata) YİTİK MALIN HÜKMÜ HAKKINDA ZEYD İBN-İ HÂLİD HADÎSİ

Zeyd b. Hâlid-i Cühenî Şöyle demiştir: Biri, Nebiyy-i Ekrem salla'llâhu
aleyhi ve sellem'den lukatayı, (yâni yitik malı) sordu. Buyurdu ki:
"Bağını, yâhud kabını, kılıfını belle sonra (ötekine, berikine) bir
sene ta'rîf et. Ondan sonra onu kullan. (Ondan sonra da) sâhibi çıkarsa
(yine) ona ver." O adam: "Yitik deve de (böyle mi?)" diye sordu.
(Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve sellem) o kadar gazab etti ki
mübârek yanakları, yâhud yüzü kızardı. Ve: "Ondan sana ne? (Su)
tulumunu, (ayağındaki) markubunu o berâber taşır, (muhtâc oldukca) su
başlarını bulur, ağaç (yapraklarından) otlar. Onu sâhibi buluncaya
kadar kendi hâline bırak." buyurdu. "Ya, yitik davara ne buyurursun?"
dedi, "O ya senindir, ya kardeşinindir, ya kurdundur." buyurdu. 80

KİTÂBÜ’L-İLİM
Bilmediğini sormak;Hz. Peygamber'e eza;Soru sormak;Tevbe-İstiğfar
YERSİZ VE HOŞLANILMAYAN SORULAR SORMANIN MENHÎ OLDUĞUNA DÂİR EBÛ MÛSÂ
HADÎSİ

Ebû Mûsâ el-Eş'arî Şöyle demiştir: (Bir kere) Nebiyy-i
Ekrem salla'llâhu aleyhi ve sellem'den hoşlanmadığı bâzı şeyler
soruldu. (Bu gibi) suâller çoğalınca gazab etti. Ondan sonra "Bana
istediğinizi sorunuz." diye buyurdu. Birisi (kalkıp) "Benim babam
kimdir?" dedi. "Baban Huzâfe'dir." buyurdu. Bir diğeri kalkıp "Yâ
Resûlâ'llâh, ya benim babam kimdir?" dedi. "Şeybe'nin âzâtlısı
Sâlim'dir." buyurdu. Ömer (b. el-Hattâb radiya'llâhu anh) vech-i
Risâlet-Penâhî'deki (âsâr-ı) gazabı görünce "Yâ Resûlâ'llâh, Azîz ve
Celîl olan Allâh (u Teâlâ'y)a tevbe ediyoruz." dedi. 81

KİTÂBÜ’L-İLİM Hz.
Peygamber'in konuşması;Selâmlaşmak;Sözü tekrar etmek RESÛL-İ EKREM
(S.A. VE S.)İN SÖZLERİNİ VE SELÂMINI ÜÇ KERE TEKRARLAMASI

Enes b. Mâlik Şöyle demiştir: Nebiyy-i Muhterem salla'llâhu aleyhi ve
sellem bir söz söylediği zaman iyice anlaşılsın için üç kere tekrâr
ederdi. (Kezâlik) bir kavmin yanına gelip selâm verdiği zaman da üç
kere selâm verirdi. 82

KİTÂBÜ’L-İLİM Eğitim;Ehl-i kitap;Rıfk;Terbiye (eğitim) ÜÇ SINIF İNSANIN İKİŞER ECRE SÂHİP OLDUĞUNA DÂİR EBÛ MÛSÂ HADÎSİ

Ebû Mûsâ el-Eş'arî Şöyle demiştir: Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve
sellem buyurdu ki: Üç kişinin ikişer ecri vardır. Onlardan biri Ehl-i
Kitâb'dan olup da hem kendi Peygamberine, hem de Muhammed salla'llâhu
aleyhi ve sellem'e îmân eden kimsedir. Diğeri abd-i memlûkdur ki, hem
Allâhu Teâlâ'nın, hem de efendilerinin hakkını edâ ettiğinde (o da iki
ecre nâil olur.) Üçüncüsü öyle bir kimsedir ki nezdinde tasarruf ede
(bile)ceği bir câriy bulunur da onu te'dîb, ammâ (unf ve şiddetden
âzâde olarak güzel güzel) te'dîb eder, ta'lîm (lâkin yine rıfk ile
güzel güzel) ta'lîm eder, bundan sonra da onu âzâd edip tezevvüc eder.
(İşte) böylesinin de iki ecri vardır. 83

KİTÂBÜ’L-İLİM Eğitim;İlim öğrenmek;Köle;Terbiye (eğitim);Va'z PEYGAMBER (S.A. VE S.)İN KADINLARA SADAKA VERMELERİNİ TERGÎB BUYURMASI

Abdullâh b. Abbâs Şöyle demiştir: Nebiyy-i Ekrem salla'llâhu aleyhi ve
sellem (Mescid-i Şerîf'de va'z ettikten sonra) kadınlara duyuramadım
zanniyle yanında Bilâl olduğu halde (erkek saflarından) çıktı.
Kadınlara va'z ederek onlara sadaka vermeği emretti. (Sözleri o kadar
te'sîr etti ki,) kadınların kimi (kulaklarındaki) küpeyi, kimi
(parmağındaki) yüzüğü (çıkarıp) atmağa başladılar. Bilâl de onları
eteği içine topluyordu. 84

KİTÂBÜ’L-İLİM
Hz. Peygamber'in şefâati;İmanda İhlâs KALBİNDEN (YÂHUD İÇİNDEN)
KELİME-İ TEVHÎD'İ SÖYLEYEN KİMSENİN KIYÂMET GÜNÜNDE ŞEFÂATE EN ZİYÂDE
MAZHAR OLACAĞI

Ebû Hüreyre Şöyle demiştir: (Bir kere) "Yâ
Resûlâ'llâh, Kıyâmet gününde Sen'in şefâatin en ziyâde kime râyegân
olacak?" diye sordum. Buyurdu ki: "Yâ Ebâ Hüreyre, hadîs (bellenmek)
için sende gördüğüm hırsa göre bu hadîsi senden evvel kimsenin bana
sormayacağını (zâten) tahmîn ediyordum. Kıyâmet gününde halk içinde
şefâatime en ziyâde mazhar olacak kimse kalbinden (yâhud içinden) hâlis
olarak Lâ ilâhe illâ'llâh diyendir." 85
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Vedat_54
UYE
Uye

UYEUye
avatar


Erkek
Mesaj Sayısı : 49
Points : 0

Reputation : 0
Kayıt tarihi : 28/05/08

**Sahi-i Buhari (Bölüm 1) .. Empty
MesajKonu: Geri: **Sahi-i Buhari (Bölüm 1) ..   **Sahi-i Buhari (Bölüm 1) .. EmptyÇarş. Mayıs 28 2008, 18:49

KİTÂBÜ’L-İLİM EHL-İ İLMİN FAZÎLETİ HAKKINDA ABDULLÂH İBN-İ AMR HADÎSİ

Abdullâh b. Amr b. Âs Şöyle demiştir: (Haccetü'l-Vedâ'da) Resûlu'llâh
salla'llâhu aleyhi ve sellem'den işittim, buyurdu ki: Allâhu Teâlâ ilmi
kullar(ının sudûr) ından nez' etmek (yâni silmek) sûretiyle değil,
(ervâh-ı) ulemâyı kabzetmek sûretiyle kabzedecektir. Nihâyet hiçbir
âlim kalmayınca halk kendilerine câhil bir takım kimseleri reis
edinirler. Bunlara (öte-beri) sorulur. Onlar da ilimleri olmadığı halde
fetvâ verirler de hem kendileri dalâlete düşerler, hem (halkı) idlâl
ederler. 86

KİTÂBÜ’L-İLİM Çocuğu kendinden önce ölenler;Va'z PEYGAMBER (S.A. VE S.)İN KADINLARA VA'Z ETMEK İÇİN BİR GÜN TAHSÎSİ

Ebû Saîd-i Hudrî Şöyle demiştir: (Bir def'a) kadınlar "Yâ Resûlâ'llâh,
(sözlerini dinlemek için) erkeklerden bize meydan kalmıyor.
Kendiliğinden bize bir gün tahsîs et." dediler. (Resûlu'llâh
salla'llâhu aleyhi ve sellem) onlara (mîâd olarak) bir gün ta'yîn etti.
Kadınlar yevm-i muayyende Huzûr-ı Risâlet-Penâhî'ye geldiler. O da
kendilerine va'z etti, (bâzı şeyler) emretti. Buyurduğu sözler
meyânında: "İçinizden hiçbir kadın yoktur ki evlâdından üç tânesini
(âhirete kendinden) evvel yollasın da, Cehennem'e karşı onun için bir
siper peydâ olmasın." sözü vardı. İçlerinden biri: "İki tânesi de (öyle
değil mi?)" dedi. (Cevâben): "İki tânesi de öyledir." buyurdu. Ebû
Hüreyre radiya'llâhu anh'den vârid olan diğer rivâyetde (mukayyed
olarak) "Sinn-i bülûğa varmamış üç evlâd." denilmiştir. 87

KİTÂBÜ’L-İLİM Kıyâmet günü hesap PEYGAMBER (S.A. VE S.)İN KADINLARA VA'Z ETMEK İÇİN BİR GÜN TAHSÎSİ

Ümmü'l-mü'minîn Âişe Şöyle demiştir: Nebiyy-i Muhterem salla'llâhu
aleyhi ve sellem: "Kim hesâba çekilirse azâb edilmiş olur." buyurdu.
-Âişe der ki "Allâhu Teâlâ ... buyurmuyor mu?" dedim de "Bu senin
dediğin arzdır, yoksa her kim ince hesâba çekilirse helâk olur."
buyurdu. 88

KİTÂBÜ’L-İLİM Harem-i
Şerîf'in hürmeti;İlim öğretmek MEKKE HAREMİNDE KAN DÖKMENİN, AV
HAYVANLARINA VE BİTKİLERİNE MÜDÂHALENİN MEMNÛİYETİ HAKKINDA EBÛ ŞÜREYH
HADÎSİ

Ebû Şüreyh Şöyle demiştir: Feth (-i Mekke'nin ertesi)
günü Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve sellem'den bir söz işittim ki,
onu söylerken (şu) kulaklarım duydu, kalbim belledi, (söyliyeni de)
gözlerim (o anda) gördü. Allâh'a hamd ü senâ ettikden sonra buyurdu ki:
Mekke'yi (tâ evvelden-beri) harâm eden Allâhu Teâlâ'dır. Onu harâm eden
insanlar değildir. Bundan dolayı Allâh'a ve yevm-i Âhirete îmân eden
kimse için Mekke'de ne kan dökmek, ne de bir ağaca balta vurmak olmaz.
Şâyed Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve sellem (burada) mukâtele etti
diye ruhsat tarafına kaçan biri bulunursa ona: "Allâh (u Teâlâ yalnız)
Resûlüne izin vermiştir. Size izin vermemiştir." deyiniz. Bana da
(yalnız) bir günün bir saâti içinde izin verdi. Ondan sonra bu günkü
hürmeti dünkü hürmeti derecesine döndü. (Bu dediklerimi burada) hâzır
olanlar, gâib olanlara teblîğ etsin. 89

KİTÂBÜ’L-İLİM Hz. Peygamber'e yalan isnadı PEYGAMBER (S.A. VE S.)İN AĞZINDAN YALAN UYDURANLARIN HÂLİ

Alî b. Ebî Tâlib Şöyle demiştir: Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve
sellem'den işitdim, buyurdu ki benim ağzımdan yalan uydurmayınız. Her
kim benim ağzımdan yalan söylerse Cehennem'deki yerine hazırlansın.
Buhârî'ye göre: Rib'ıyy b. Hırâş, Alî (b. Ebî Tâlib) radiya'llâhu
anh'den Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve sellem'in "Benim ağzımdan
yalan uydurmayınız. Her kim benim ağzımdan yalan söylerse Cehennem'e
girsin." buyurduğunu işittiğini kendisinden duymuş. 90

KİTÂBÜ’L-İLİM Hz. Peygamber'e yalan isnadı PEYGAMBER (S.A. VE S.)İN AĞZINDAN YALAN UYDURANLARIN HÂLİ

Seleme İbn-i Ekva' Şöyle demiştir: Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve
sellem'den işittim, buyurdu ki: Benim söylediklerimi her kim bana isnâd
ederse Cehennem'deki yerine hazırlansın. 91

KİTÂBÜ’L-İLİM
Hz. Peygamber'e yalan isnadı;Hz. Peygamber'i rüyâda görmek;Hz.
Peygamber'in isimlerini almak PEYGAMBER (S.A. VE S.)İN KÜNYESİNİN AD
OLARAK KONULAMIYACAĞINA DÂİR EBÛ HÜREYRE HADÎSİ

Ebû Hüreyre
Şöyle demiştir: Nebiyy-i ekrem salla'llâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki:
Benim adımı (kendinize, yâhud birbirinize) takınız. Künyemi de (yâni
Ebû'l-Kâsım künyesini) de takınmayınız. (Şu da ma'lûm olsun ki,) her
kim beni rü'yâda görürse hakîkatte beni görmüş olur. Zîrâ şeytan benim
sûretime temessül edemez. Bir de, her kim benim ağzımdan bilerek yalan
uydurursa Cehennem'deki yerine hazırlansın. 92

KİTÂBÜ’L-İLİM Harem-i Şerîf'in hürmeti MEKKE'NİN KİMSEYE HALÂL OLMADIĞINA DÂİR EBÛ HÜREYRE HADÎSİ

Ebû Hüreyre Şöyle demiştir: Nebiyy-i Muhterem salla'llâhu aleyhi ve
sellem buyurdu ki: Allâh (ü Teâlâ, Ashâb-ı) Fîl'i, yâhud (beliyye-i)
katli Mekke ('ye girmek)den habs (yâni men') etmiştir. Yalnız
Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve sellem ile mü'minler (o da bir kere
Mekke) ahâlîsine taslît edilmişlerdir. Haberiniz olsun,(Mekke) benden
evvel hiçbir kimse için helâl olmadığı gibi, benden sonra da hiçbir
kimse için helâl olmayacaktır. Biliniz ki o (yalnız) bir günün bir
sâatinde (yalnız) benim için helâl olmuştur. Ma'lûmunuz olsun ki işte
bu sâatde benim için bile harâmdır.(Mekke'nin) dikeni (bile) kesilmez.
Ağacına balta değdirilemez. Yitiğini kimse (elini uzatıp) alamaz. Meğer
ki (sâhibini) aramak için ola. O halde her kim (in bir kimsesi)
katlolunursa iki şeyden hangisi (hakkında) hayırlı ise onu isteyebilir
(yâni iki şey beyninde muhayyerdir.): ya (kendisine) diyet verilir, ya
maktûlün ehli kısâs ettirir. -Bunun üzerine Yemen ahâlîsinden biri
gelip: "Yâ Resûlâ'llâh, (Şu buyurduklarını) benim için yaz." dedi.
(Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve sellem de): "Ebû fülân için
yazınız." buyurdu. Derken Kureyş'den bir zât: "Yâ Resûlâ'llâh, izhırdan
başka. Zîrâ biz onu evlerimiz(in inşâsın) de, kabirlerimiz(in binâsın)
de kullanıyoruz." dedi. Nebiyy-i Ekrem salla'llâhü aleyhi ve sellem de:
"İzhırdan başka." buyurdu. 93

KİTÂBÜ’L-İLİM
Hz. Peygamber'in vasiyetnâme yazdırmak istemesi;Nizâ (anlaşmazlık)
RESÛL-İ EKREM (S.A. VE S.)İN SON HASTALIĞINDA BİR VASIYYETNÂME
YAZDIRMAK İSTEMESİ

Abdullâh b. Abbâs Şöyle demiştir:
Nebiyy-i Mükerrem salla'llâhu aleyhi ve sellem'in (son hastalığında)
ağrısı iştidâd edince: "Yazı yazacak şey getiriniz. Size öyle bir kitâb
(vasiyyetnâme) yazdırayım ki ondan sonra hiç dalâlette kalmayasınız."
buyurdu. Ömer radiya'llâhu anh: "Nebiyy-i Ekrem salla'llâhu aleyhi ve
sellem'in hastalığı ağırlaştı. Elimizde ise Allâhu Teâlâ'nın Kitâb'ı
vardır. O bize yeter." dedi. Bunun üzerine (oradaki Sahâbe beyninde)
ihtilâf çıktı. Sözleri birbirine karıştı. (Resûlu'llâl salla'llâhu
aleyhi ve sellem de): "Yanımdan savulun. Benim yanımda nizâ' olmaz."
buyurdu. 94

KİTÂBÜ’L-İLİM Kadınlar
RESÛLULLÂH (S.A. VE S.)İN, ÜMMETİNİN İLERİDE FİTNE VE MUSÎBETLERE
GİRİFTÂR, HEM DE SONSUZ Nİ'MET VE RAHMET HAZÎNELERİNE NÂİL OLACAKLARINI
HABER VERMESİ

Ümmü'l-Mü'minîn Ümmü Seleme Şöyle demiştir:
Bir gece Nebiyy-i Ekrem salla'llâhu aleyhi ve sellem uyandı da:
"Sübhânallâh, bu gece ne fitneler nâzil oldu! Ne hâzineler de açıldı!
Hücre sâhiblerini (yâni ezvâc-ı tâhirâtı) uyandırınız. Dünyâda nice
giyinik kadınlar vardır ki âhiretde çıplakdırlar." buyurdu. 95

KİTÂBÜ’L-İLİM Her şey fânidir YÜZ SENE SONRA YERYÜZÜNDE OLANLARDAN KİMSE KALMIYACAĞI HAKKINDA ABDULLÂH İBN-İ ÖMER HADÎSİ

Abdullâh b. Ömer Şöyle demiştir: Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve
sellem âhir hayâtında bir kere bize Yatsı'yı kıldırdı. Selâm verince
ayağa kalktı ve: "Bu geceyi görüyorsunuz ya, işte bu geceden i'tibâren
yüz sene başında (bu gün) yer yüzünde olanlardan hiçbir kimse
kalmıyacaktır." buyurdu. 96
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Vedat_54
UYE
Uye

UYEUye
avatar


Erkek
Mesaj Sayısı : 49
Points : 0

Reputation : 0
Kayıt tarihi : 28/05/08

**Sahi-i Buhari (Bölüm 1) .. Empty
MesajKonu: Geri: **Sahi-i Buhari (Bölüm 1) ..   **Sahi-i Buhari (Bölüm 1) .. EmptyÇarş. Mayıs 28 2008, 18:49

KİTÂBÜ’L-İLİM PEYGAMBER ALEYHİ'S-SELÂM'IN GECE KILDIĞI NAMAZ

Abdullâh b. Abbâs Şöyle demiştir: Bir gece Nebiyy-i Muhterem
salla'llâhu aleyhi ve sellem'in zevcât-ı tâhirâtdan teyzem Meymûne
binti'l-Hâris (radiya'llâhu anhâ'nın) evinde kaldım. Nebiyy-i Ekrem
salla'llâhu aleyhi ve sellem o gece (nöbeti dolayısiyle) nezdinde idi.
Nebiyy-i Mükerrem salla'llâhu aleyhi ve sellem (Mescidde) Yatsı'yı
kıldırdıktan sonra menzil (-i saâdet)ini teşrîf etti. Dört rek'at namaz
kıldıktan sonra uyudu. Sonra kalktı: "Çocuk uyudu mu?" dedi. Yâhud buna
benzer bir söz söyledi. Sonra (namaza) durdu. Ben de sol tarafına
durdum. Beni sağ tarafına geçirip beş rek'at kıldı. Ondan sonra da iki
rek'at kıldı. Ondan sonra uyudu. O kadar ki horultusunu duydum. Ondan
sonra namaz (kıldırmak üzere mescid)a çıktı. 97

KİTÂBÜ’L-İLİM Ebû Hureyre'nin çok hadîs rivâyet etmesi EBÛ HÜREYRE (R.A.)'İN ÇOK HADÎS RİVÂYETİNİN SEBEB-İ HİKMETİ

Ebû Hüreyre Şöyle demiştir: Halk: "Ebû Hüreyre çok (hadîs rivâyet)
ediyor." deyip duruyorlar. Halbuki Kitâbu'llâh'da (şu) iki âyet
olmasaydı hiçbir hadîs nakletmezdim. -(Ebû Hüreyre bu sözden) sonra ...
Âyet-i Kerîme'lerini okuyup derdi ki: Muhâcirîn kardeşlerimiz
çarşılarda alış-verişle, Ensâr kardeşlerimiz de malları (ve toprakları)
için çalışmakla meşgûl olurken Ebû Hüreyre boğazı tokluğuna Resûlu'llâh
salla'llâhu aleyhi ve sellem'e mülâzemet eder ve onların hazır
bulunamadıkları meclislerde hazır bulunur, onların belleyemedikleri
sözleri bellerdi. 98

KİTÂBÜ’L-İLİM Ebû Hureyre'nin çok hadîs rivâyet etmesi EBÛ HÜREYRE (R.A.)'İN HİÇ BİR ŞEYİ UNUTMAMASININ HİKMETİ

Ebû Hüreyre "Yâ Resûlâ'llâh, Sen'den bir çok hadîs işitiyorum da
unutuyorum." dedim. "Ridânı (futanı) yay." buyurdu. Yaydım. Elleriyle
(bir şey) avuçlayıp (ridânın) içine at(ıyor gibi yap)tı. Sonra:
"Topla." diye emretti. Ridâmı topladım. İşte ondan sonra (artık) hiçbir
şey unutmadım. 99

KİTÂBÜ’L-İLİM Ebû
Hureyre'nin çok hadîs rivâyet etmesi EBÛ HÜRYERE (R.A.)'İN PEYGAMBER
(S.A. VE S.) DEN İKİ KAP (DOLUSU) İLİM BELLEDİĞİNE DÂİR RİVÂYETİ

Ebû Hüreyre Şöyle demiştir: Nebiyy-i Ekrem salla'llâhu aleyhi ve
sellem'den iki kap (dolusu) ilim belledim. Bunlardan birini (size)
nisâr ettim. Diğerine gelince onu meydana çıkaracak olsam benim şu
boğazım kesilir. 100

KİTÂBÜ’L-İLİM Dinlemek;Küfre dönmemek PEYGAMBER ALEYHİ'S-SELÂM'IN VEDÂ' HACCINDA MÜSLÜMANLARA BİR NASÎHATİ

Cerîr b. Abdullâh el-Becelî Şöyle demiştir: Nebiyy-i Muhterem
salla'llâhu aleyhi ve sellem Haccetü'l-Vedâ'da: "Halkı sustur da
dinlesinler." diye emretti. (Halk sükût ettikten sonra): "Benden sonra
birbirinin boynunu vuran kâfirlere dönmeyiniz." buyurdu. 101

KİTÂBÜ’L-İLİM Hz.Mûsâ;Hızır;Mûsâ (A.S.);Vedâ Haccı Hutbesi HAZRET-İ MÛSÂ-HIZIR ALEYHİ'S-SELÂM KISSASI

Übey İbn-i Kâ'b Şöyle demiştir: Resûl-i Ekrem salla'llâhu aleyhi ve
sellem buyurdu ki: Mûsâ Peygamber (salla'llâhu aleyhi ve sellem bir
kere) Benî İsrâîl içinde hutbeye kalkmıştı. Kendisine: "En çok âlim
olan kimdir?" diye soruldu. "En âlim benim." diye cevab verdi. (Bu
hususdaki) ilmi (Allâhu a'lem diyerek) Allah'a havâle etmediğinden
dolayı Allâh (u Azîmü'ş-Şân) ona ıtâb etti. Allâh (u Teâlâ): "İki
denizin bitiştiği yerde kullarımdan biri var. O senden daha âlimdir."
diye ona vahyetti. "Yâ Rab, ona nasıl yol bulayım?" dedi. Ona: "Bir
zenbil içinde bir balık taşı. Onu nerede kaybedersen (o kulum)
oradadır." denildi. (Mûsâ aleyhi's-selâm) gitti. Hâdimi Yûşa' b. Nûn
(alehi's-selâm) ı da (birlikte) götürdü. Bir zenbil içine de bir balık
koyup yüklendiler. (İki denizin bitiştiği yerdeki) kayanın yanına
varınca başlarını (yere) koyup uyudular. (derken tuzlanmış ölü) balık
zenbilden sıyrı(lıp kurtu)ldı. Ve deniz içinde kendine su küngü gibi
(bir boşluk bırakarak) yol açtı. (Deniz içinde böyle bir yolun
açılması) Mûsâ ile hâdimince (aleyhime's-selâm) şâyân-ı teaccüb bir şey
olmuştu. (Uyandıktan sonra o gecenin bakiyyesi ile bütün gün gittiler.
Sabah olunca Mûsâ (aleyhi's-selâm) Hâdimine: "Kuşluk yemeğimizi ver. Bu
seferimizden yorgunluk duy(mağa başla)duk." dedi. (Halbuki) Mûsâ
(aleyhi's-selâm) emrolunduğu o yerin ötesine geçmedikçe yorgunluk
duymamıştı. Hâdimi: "Bak hele, taşın dibinde barındığımız zaman balı
(ğın gittiğini haber verme) ğı unutmuşum." dedi Mûsâ (aleyhi's-selâm):
"Zâten istediğimiz de bu idi." dedi. Bunun üzerine kendi izlerine baka
baka geriye döndüler. Taşın yanına varınca bir de baktılar ki esvâbına
bürünmüş bir zât (duruyor) Mûsâ (aleyhi's-selâm) selâm verdi. Hızır
(aleyhi's-selâm): "Acâyib! Bu (senin bulunduğun yerde) selâm ne gezer?"
dedi. "Ben Mûsâ'yım." dedi. O: "Benî İsrâil Mûsâ'sı mı?" diye sordu.
"Evet." dedi. Mûsâ (aleyhi's-selâm sonra yine söze başlayıp): "Sana
ta'lîm olunan rüşd (ve hidâyet) den bana (bir şey) ta'lîm etmek üzere
sana tebaiyyet edeyim mi?" dedi. Hızır (aleyhi's-selâm): "Sen, benimle
hiç mi hiç edemezsin yâ Mûsâ! Bende Allâh'ın kendi ilminden bana
verdiği öyle bir ilim vardır ki sen onu bilemezsin. Sende de Allâh'ın
verdiği öyle bir ilim vardır ki onu da ben bilemem." cevâbını verdi.
(Mûsâ aleyhi's-selâm): "Beni inşâ-Allah sabırlı bulursun. Sana hiçbir
işinde de karşı gelmiyeceğim." dedi. Gemileri olmadığı için deniz
kıyısında söyleştiler. Hızır (aleyhi's-selâm)ı (gemiciler) tanıdılar.
Ve onları navulsuz (gemiye) aldılar. (O sırada) bir serçe, geminin
kenarına konup denizden bir iki yudum (su) aldı. Hızır
(aleyhi's-selâm): "Yâ Mûsâ, benim ilmimle senin ilmin, İlmu'llâhı bu
serçenin denizden aldığı bir yudum kadar bile eksiltmez." dedi. Ve
(ondan sonra) gemi tahtalarından birine el atıp söktü. Mûsâ
(aleyhi's-selâm). "Adamcağızlar bizi (gemilerine) navulsuz almışlarken
sen, gemilerine kasdedip içindekileri batırmak için mi deliyorsun."
dedi Hızır aleyhi's-selâm: "Sen, benimle hiç edemezsin demedim mi?"
dedi. (Mûsâ aleyhi's-selâm): "(Şu) dalgınlığımdan dolayı beni muâheze
edip de bana güçlük gösterme." cevâbını verdi. (vâkıâ da) Mûsâ
(aleyhi's-selâm'ın) bu ilk muhâlefeti dalgınlık (eseri) idi. Yine
gittiler. Bir de baktılar ki bir çocuk (diğer) çocuklarla oynuyor. 102

KİTÂBÜ’L-İLİM ALLAH YOLUNDA SAVAŞMANIN FAZÎLETİNE DÂİR EBÛ MÛSÂ HADÎSİ

Ebû Mûsâ el-Eş'arî Şöyle demiştir: Nebiyy-i Muhterem salla'llâhu aleyhi
ve sellem'e biri gelip: "Yâ Resûlâ'llâh, Allâh yolunda kıtâl ne
demektir? Kimimiz gazabına kapılarak, kimimiz ârından dolayı kıtâl
ediyor. (Buna ne dersin?)" diye sordu. (Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi
ve sellem başını kaldırıp): "Her kim Kelimetu'llâh (yâni Kelime-i
Tevhîd) daha âlî olsun diye kıtâl ederse onunkisi Allâh yolundadır."
buyurdu. 103

KİTÂBÜ’L-İLİM Ruh YEHÛDÎLERİN PEYGAMBER ALEYHİ'S-SELÂM'A, RUH NEDİR? DİYE SORMALARI

Abdullâh b. Mes'ûd Şöyle demiştir: Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve
sellem ile birlikte (bir gün) Medîne harâbelerinde yürüyorduk.
(Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve sellem) hurma dalından bir değneğe
dayanıyordu. Derken bir kaç yahûdîye tesâdüf etti. Bir takımı diğer
takımına: "Ona rûhu sorun." dedi. Bir takımı da: "Ona (bir şey)
sormayın (belki) bunun hakkında hoşlanmayacağınız bir şey söyler."
Bâzıları ise: "Herhalde soracağız." dedi. Derken biri kalkıp: "Yâ
ebe'l-Kâsım, rûh nedir?" diye sordu. (Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve
sellem) sükût buyurdu. (Kendi kendime): "Ona şüphesiz vahiy geliyor."
diyerek (yanından) kalktım. 104

KİTÂBÜ’L-İLİM Hz.
Peygamber'e itâat;İmanda İhlâs KELİME-İ ŞEHÂDET'İ KALBEN TASDÎK EDEN
KİŞİYE CEHENNEM ATEŞİNİN HARÂM OLDUĞUNA DÂİR ENES HADÎSİ

Enes b. Mâlik Şöyle demiştir: Muâz (b. Cebel) deve üstünde Resûlu'llâh
salla'llâhu aleyhi ve sellem'in terkisinde idi. "Yâ Muâz!" diye nidâ
buyurdu. (Muâz): "Lebbeyk yâ Resûlâ'llâh" dedi. (Ve bu) üç kere (vâkı'
oldu. Üçüncüsünde): "Hiç kimse yoktur ki kalbinden tasdîk ederek
Allah'dan başka İlâh olmadığına ve Muhammed'in Resûlu'llâh olduğuna
şahâdet etsin de, Allâh (u Teâlâ) onu (Cehennem) ateşine harâm
etmesin." buyurdu. (Muâz): "Yâ Resûlâ'llâh, bunu halka haber vereyim de
sevinsinler mi?" dedi. "Hayır, söyleme. Çünkü (sonra buna) güvenirler."
buyurdu. Bunu Muâz (b.Cebel) vefâtına yakın günahdan sıyrılmak için
haber verdi. 105

KİTÂBÜ’L-İLİM Hayâ;İhtilâm olmak;İlimde ayıp olmaz;Kadınlar DÎNİ İŞLERDE UTANMANIN SUÂL SORMAĞA MÂNİ' OLMAMASI

Ümmü'l-Mü'minîn Ümmü Seleme Şöyle demiştir: Ümmü Süleym radiya'llâhu
anhâ, Nebiyy-i Muhterem salla'llâhu aleyhi ve sellem'in yanına gelip:
"Yâ Resûlâllâh, Allâh (u Teâlâ) hak (kı beyân etmek) dan hayâ etmez.
Bir kadın ihtilâm olursa gusûl etmesi îcâb eder mi? diye sordu.
Nebiyy-i Ekrem salla'llâhu aleyhi ve sellem: "Suyu gördüğünde (evet.)"
cevâbını verdi. Ümmü Seleme (hicâbından) yüzünü örterek: "Yâ
Resûlâ'llâh, kadın da ihtilâm olur mu?" dedi. (Bunun üzerine
Resûlu'llah salla'llâhu aleyhi ve sellem): "Evet, Allâh cezânı
kaldırsın, (bu olmasa) çocuğu kendisine nasıl benzeyebilir?" buyurdu.
106
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Vedat_54
UYE
Uye

UYEUye
avatar


Erkek
Mesaj Sayısı : 49
Points : 0

Reputation : 0
Kayıt tarihi : 28/05/08

**Sahi-i Buhari (Bölüm 1) .. Empty
MesajKonu: Geri: **Sahi-i Buhari (Bölüm 1) ..   **Sahi-i Buhari (Bölüm 1) .. EmptyÇarş. Mayıs 28 2008, 18:50

KİTÂBÜ’L-İLİM MEZÎNİN ABDESTİ BOZDUĞUNA DÂİR HAZRET-İ ALÎ HADÎSİ

Alî b. Ebî Tâlib Şöyle demiştir: Mezî ile müptelâ bir kimse idim.
Nebiyy-i Ekrem salla'llâhu aleyhi ve sellem'e sorsun diye Mıkdâd (b.
el-Esved)e söyledim. Sordu. "Abdesti îcâb eder." buyurdu. 107

KİTÂBÜ’L-İLİM Hac menâsikı;Mikat MÎKAT YERLERİ HAKKINDA ABDULLÂH İBN-İ ÖMER HADÎSİ

Abdullâh b. Ömer Şöyle demiştir: Biri mescidde ayağa kalkıp: "Yâ
Resûla'llâh nereden ihlâl edelim (yâni ihrâma girip Telbiyeye
başlayalım?)" diye sordu. Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve sellem:
"Medîne ahâlîsi Zü'l-huleyfe'den, Şam ahâlîsi Cuhfe'den, Necid ahâlisi
Karn'dan (i'tibâren) ihlâl etsinler." buyurdu. -(Abdu'llâh) b. Ömer der
ki "Nebiyy-i Ekrem salla'llâhu aleyhi ve sellem'in: "Yemen ahâlîsi
Yelemlem'den (i'itbâren) ihlâh etsinler." buyurduğu da söyleniyor.-
İbn-i Ömer: "Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve sellem'in böyle bir şey
söylediğini bilmiyorum." derdi. 108

KİTÂBÜ’L-İLİM Hac menâsikı;İhram İHRÂMA GİREN KİMSENİN DİKİŞLİ BİR ŞEY GİYEMİYECEĞİNE DÂİR İBN-İ ÖMER HADÎSİ

Abdullâh b. Ömer Şöyle demiştir: Biri Nebiyy-i Ekrem salla'llâhu aleyhi
ve sellem'den: "İhrâma giren (kimse) ne giyer?" diye sordu. Buyurdu ki,
ne gömlek, ne don, ne burnus, ne cehri veya zağferân ile boyanmış bir
kumaş giyer. Ne de sarık sarar na'leyn bulamadığı takdîrde mest giysin.
(Mest giydiği vakitde de) onları topuklara varıncaya kadar kessin. 109
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
SeNoL
ADMIN
My Heart Will Go on

ADMINMy Heart Will Go on
SeNoL


Erkek
Başak
Mesaj Sayısı : 1773
Nerden : CH
Meslek : Fitness
Lakap : DeLiK@p
**Sahi-i Buhari (Bölüm 1) .. Isvicr10
Ruh Hali : **Sahi-i Buhari (Bölüm 1) .. Bilgin10
Points : 2919

Reputation : 10
Kayıt tarihi : 29/03/08

**Sahi-i Buhari (Bölüm 1) .. Empty
MesajKonu: Geri: **Sahi-i Buhari (Bölüm 1) ..   **Sahi-i Buhari (Bölüm 1) .. EmptyÇarş. Mayıs 28 2008, 18:54

Vedat kardes eline yuregine saglik Tsk paylasim icin süperr olmus
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
https://tatliaskim.yetkinforum.com
 
**Sahi-i Buhari (Bölüm 1) ..
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Tatliaskim :: ♥♥GENEL KÜLTÜR & SANAT & EDEBİYAT & TARİH♥♥ :: Dualar ve Hadisler-
Buraya geçin: